(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66821 E. , 2013/9839 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın ... Bankası... Şubesinde para yatırmak için şubeye gelen katılana yaklaşarak kendisini güvenlik görevlisi olarak tanıtıp bankaya yatıracağı 2.200 TL parayı kendisine bırakıp gazete almasını söylediği, ancak 2.200 TL parayı sanığa veren katılanın durumdan şüphelenerek başka banka görevlilerine sanığı gösterip güvenlik görevlisi olmadığını öğrenmesi üzerine sanıktan paraları geri aldığı şeklindeki eylemin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hüküm kurulması sırasında TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca cezadan indirim yapılırken hesap hatası sonucu 41 gün adli para cezası yerine 43 gün denilmek suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "43 gün" ve "860 gün" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "41 gün" ve "820 TL" adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/05/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.