Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2012/6323 E. 2013/5064 K.

Yargıtay 2013-04-01 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2012/6323 E. , 2013/5064 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 101 ada 34, 115 ada 4 ve 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, pay satışına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davacı ... ve davalı ... ve arkadaşlarının miras bırakanı ... adına, 101 ada 7, 39, ve 40, 115 ada 2, 121 ada 24 ve 27, 124 ada 1, 5 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve arkadaşlarının miras bırakanı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının adına, diğer taşınmazların ise miras bırakanı ... adına tapuya tescili için dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 124 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., 101 ada 7, 34, 39 ve 40, 115 ada 2 ve 4, 116 ada 1, 121 ada 24 ve 27, 124 ada 5 ve 11 parsellerin davacı tarafın miras bırakanı ölü ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tutanak ve taraf tanıklarının sözleri olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. Diğer yandan tutanak tanıklarınca davalı tarafın miras bırakanı ...'ı evlat edinen ...'ın davacı tarafın miras bırakanı ...'ın mirasçısı olduğu beyan edilmesine rağmen bu husus yeterince araştırılmamıştır. O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi öncelikle davalı tarafın miras bırakanı ...'ın davacı tarafın miras bırakanı ...'ın mirasçısı olup olmadığı, 10.8.1917 tarihinde miras bırakan ...'ın öldüğü, eşi ...'nin ise 22.12.1934 tarihinde öldüğü, ...'ın baba adının Hasan, anne adının ise ... olduğu dikkate alınarak miras bırakan ...'ın eşi ... ile ...'ın annesi ...'nin aynı kişi olup olmadığının ve ...'ın davacı tarafın miras bırakanı ...'ın mirasçısı olup olmadığının araştırılarak Nüfus Müdürlüğünden verasete esas vukuatlı nüfus aile kayıt tablosu getirtilmeli, tarafların tanıklarının taşınmaz başında dinlenmeleri için adlarına davetiye çıkarılmalı, daha sonra taşınmazların bulunduğu köyden yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle gösterdiği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, özellikle davalı tarafın tespit gününe kadar iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunup bulunmadığı hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de dava ve temyiz konusu taşınmazların başında ayrı ayrı dinlenerek, önceki keşifdeki beyanları da hatırlatılarak çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, davalı tarafın evlat edineni ...'ın davacı tarafın miras bırakanı ...'ın mirasçısı olması halinde mirasçılar arasında pay devrinin mümkün olduğu, mirasçı olmaması halinde zilyetlikle iktisapta iyiniyetin ön koşul olmadığı gözönünde bulundurularak tespit gününe kadar iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğin bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının hükmü temyiz eden davacı ...'a iadesine, 01.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.