(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/11123 E. , 2013/4930 K.
"İçtihat Metni"
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ... ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna katılmaktan sanıklar ..., ... ve ...in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.03.2009 gün ve 2008/180 Esas, 2009/66 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Mağdurenin sanık ile arkadaşlık yaptığı dönemde kendi istekleri ile cinsel ilişkiye girdikleri ve bunun sonucunda ailelerin de mahalli düğün yaptıkları, akabinde resmî nikâhın da yapılıp iki çocuklarının bulunduğu ve evliliğinde halen devam ettiği olayda, mağdurenin mahkemece sevk edildiği İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 24.10.2008 günlü, 5589 sayılı raporda suç tarihinde 15 yaşı içerisinde olup 15 yaşını bitirmediğinin bildirilmesi, mağdurenin zorunlu vekil huzurunda verdiği mahkeme ifadesinde arkadaş olduğu sanık ...'e 17 yaşında olduğunu söyleyip rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini ve hamile kalması sonrası aileler arasında düğün yapıldığını beyanla şikâyetçi olmadığını söylemesi, ATK raporlarında da ifade edildiği üzere bazen beslenme ve hormonal gelişim nedeniyle kemik yaşının kayıt yaşından farklı olabildiğinin bilinmesi, mağdurenin dinlenilmesinde hazır bulunan psikoloğun da mağdurenin fiziki olarak yaşından büyük gösterdiğini ifade etmesi ve sanık ...'in de mağdurenin yaşının büyük olduğu yönündeki savunması karşısında TCK.nın 30. maddesi hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı ve içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmenin mümkün olup olmadığı araştırılarak, mahkemece kendi gözleminin tespit edilerek gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak tüm verilerle birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.