6. Ceza Dairesi 2010/31294 E. , 2013/9350 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2006, 30/10/2009 ve 10/12/2010 tarihli tebliğname, 27/10/2009 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlü ... hakkındaki ek kararın “hükümlüye tebliği ile savunmanın temyizini onaylayıp onaylamadığının sorulması” için iadesinden sonra, Mahkemece ek karar, ilk yargılamadaki savunmanı Av.... tarafından verilen temyiz dilekçesinin “temyiz dilekçesinin onaylanıp onaylanmadığının bildirilmesi” uyarısını taşıyan belge ile tebliğine karşın, hükümlü tarafından her hangi bir bildirimde bulunulmadığı ve dilekçe verilmediğinin anlaşılmasına göre, sanığın ilk yargılamadaki savunmanı olan Av.... Yaygın'ın temyize yetkisi olmadığından, bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, ek karardan sonra yürürlüğe giren Çocuk Koruma Yasasının Mahkemece değerlendirilmesine,
II-Hükümlüler ..., ... ve ...'ya tebliği üzerine, hükümlü ...'nin savunmanın temyizini onayladığını bildirdiği, hükümlü ...'ın hem savunmanın temyizini onayladığını bildirip hem de temyiz isteğinde bulunduğu, hükümlü ...'in ise temyiz Yasa yoluna başvurduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki Yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
Sanıkların 02.12.2002 günü, saat 23:00 sıralarında, yakınanın işyerinin duvarını delerek girdikleri ve suça konu malları çaldıkları sabit görülerek Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2003 gün ve 2002/260-2003/86 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522/1, 55/3, 59/2. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile hükümlendirildikleri;
hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda yazılı biçimde karar verildiği anlaşılmışsa da;
1-Eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve suçun gece sayılan zaman diliminde işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesine göre artırım oranının takdiri için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/4. maddesi hükmü göz ardı edilerek ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
4-Hükümden sonra yürürlüğe giren Çocuk Koruma Yasasının 23 ve 24. maddelerinin uygulanma olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
5-Mahkemece 765 sayılı TCY hükümlerine göre kurulan ilk kararda, yakınan zararının 300.000.000 lira olduğunu açıkladığı, kollukta alınan değer tespiti tutanağında değerin 328.900.000 lira olarak belirlendiği anlaşıldığı halde, Mahkemece alınan raporda 3.289.000.000 lira olarak hesaplandığı ve Mahkemece bu rapora itibar edilerek, 522/1.maddesinin uygulanmasında hafif yerine pek aşırı olarak uygulanmasının yapılacak uyarlamaya göre, ilk kararın lehe olma durumuna göre sonuca etkili olması halinde, gerekirse yasa yararına bozma yoluyla düzeltilmesinden sonra hükümlüler yararına yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazı ile tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 09.06.2005 günlü ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, “maddi ceza hukuku ile ilgili uygulamalarda Yasanın yanlış yorumlanması ve kabulle infaz aşamasındaki lehe uyarlamaların sanık lehine kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.