6. Ceza Dairesi 2010/26752 E. , 2013/7902 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Şişli 10. Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, "Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin" anlaşılması karşısında; Şişli 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2007 günlü kararını, hükümlü ...’ya uyarlama yargılaması sırasında mahkemenin istemi üzerine atanan savunmanı Av. ...'un süresinden sonra 27.04.2007 günü temyiz ettiği, atanan bu savunmandan hükümlünün haberdar olmaması sebebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11.04.2010 gün ve 6-2007/213815 sayılı yazı ile “yokluğunda verilen hükmün hükümlüye tebliği ile savunmanın temyizini onaylayıp onaylamadığının sorulması” için dosyanın iade edildiği, mahkemenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının anılan yazısını da ekleyerek, hükümlünün bildirdiği adresine ”7 gün içinde temyize muvafakatı var ise bildirmesi yoksa temyiz dilekçesi vermesi” ihtaratını içerir biçimde tebligat çıkarttığı, tebligatın 06.05.2010 tarihinde bizzat hükümlü ...’ya tebliğ edildiği, ancak adı geçen hükümlünün 7 günlük süreden sonra 20.05.2010 tarihinde savunmanının temyizinin bilgisi dahilinde olduğuna ilişkin dilekçe sunduğu anlaşılmıştır. Hükümlü ... savunmanı Avukat ...'un yüzüne karşı verilen 19.04.2010 günlü kararda, yasa yolunun, süresinin ve yönteminin gösterildiği ancak sürenin "tefhim ve tebliğden itibaren" başlayacağının belirtildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.02.2011 gün ve 244/14 sayılı kararı ışığında, hükmün yüzüne karşı verilmiş olması nedeniyle temyiz süresinin hükmün tefhiminden itibaren başlayacağının hükümlü savunmanı tarafından bilinmesi gerektiği, bu nedenle hükümlü savunmanın 27.04.2010 günü verdiği temyiz dilekçesinin süresinden sonra olduğu, hükümlünün de temyize onay verdiği hususundaki dilekçesini kendisine ihtar edilmesine karşın 7 günlük süresinden sonra sunduğunu, bu durumda hem temyiz talebinin hem de onay konusundaki beyanının süresinden sonra olduğu anlaşıldığından hükümlü ve savunmanının bu konudaki temyiz isteklerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.