Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2012/5074 E. 2013/4030 K.

Yargıtay 2013-03-21 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2012/5074 E. , 2013/4030 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, kepçe olarak kullanılan traktöre ortak olduğunun tespiti ile davalının kendi nam ve hesabına çalıştırdığı sürede araçtan elde ettiği gelirden davacı hissesine düşen kısmın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir. Davacı dava dilekçesinde, traktörü bedelini ödeyerek kendisinin aldığını, bilahare çalışacak elemanı olmadığından davalıyı traktöre ortak ettiğini, aracın kaydını davalı üzerine yaptıklarını, ancak bilahare aralarının açıldığını ve davalının traktörü 2007 yılından itibaren kendi nam ve hesabına çalıştırdığı, gelirinden davacıya hiçbir ödeme yapmadığını bildirerek traktöre ortak olduğunun tespiti ile elde edilen gelirden hissesine düşen miktarın ödetilmesini istemiştir. Davalı cevabında, aracın kendisine ait ve kaydının da üzerine olduğunu, traktörün yarı hissesinin davacıya ait olduğuna dair aralarında bir sözleşme bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, dava konusu traktör konusundaki uyuşmazlık nedeniyle taraflar arasında çıkan tartışma nedeniyle davalının şikayeti üzerine davacı hakkında açılan Sulh Ceza Mahkemesindeki 2010/85-2010/144 E.K. sayılı dava dosyasındaki davalının müşteki sıfatıyla verdiği ifadesinde “ortaklaşa aldığımız kepçeyi ben kullanıyordum..." şeklindeki beyanı ile dava konusu edilen ve kepçe olarak kullanılan traktörün taraflar arasındaki ortaklık konusu olduğu kabul edilmeli ve istemin katılım payı ile kar payını da içerdiği gözetilerek adi ortaklık fesih ve tasfiye hükümleri uygulanmalıdır. ../.. 2012/5074-2013/4030 S.2

Dava konusu uyuşmazlık 818 Sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise dosya temyiz aşamasında iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğüne dair kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “...sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 Sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir. Şu durumda, mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir. Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yukarıda belirtildiği üzere yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir. Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 21.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.