8. Hukuk Dairesi 2012/8506 E. , 2013/2261 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.10.2011 gün ve 129/315 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, dava dilekçesinde vekil edenleri ile davalıların kardeş çocukları olup kök murislerinin Nurullah ... olduğunu, davacıların yakın murisi ... ... ile davalıların yakın murisi... ...’nin aralarında yaptıkları sözleşme ile ... İlçesi Büyükköy Kasabasında bulunan 42 dönümlük arazi ile 4 gözlü ev ile evin önündeki harım kısmının, yaylaları olan Kırkpınar Köyündeki 39 dönümlük tarla ile 4 gözlü mülki ile avlusunun takas ettiklerini, sözleşme ile Büyükköy Köyü 15, 696, 1447, 2243, 3467, 4059 ve 5210 ... parsellerin ... ...’ye ait olacağının kararlaştırılacağını, sözleşme konusu tarla ve evlerin kullanıcılarına terk edildiğini, ... ...’nin ölünceye kadar bu yerleri kullanmaya devam ettiğini, ölümünden sonra ise mirasçıların aralarında yaptıkları anlaşma gereğince kendilerine isabet eden taşınmazlara tasarruf etmeye devam ettiklerini, kadastro çalışmaları sırasında Kırkpınar Köyündeki yerlerin sözleşme gereği... ... adına tespit gördüğünü ancak Büyükköy’deki ... ... adına tespit görmesi gereken yerlerin... ... adına tespit gördüğünü açıklayarak uyuşmazlık konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile 15 parsel ... taşınmazın ... adına 696 parsel ... taşınmazın eşit hisseli olarak ... ve ... adlarına, 1447 parseldeki hissenin eşit hisseler oranında ..., ..., ... adlarına, 2243 parsel ... taşınmazın eşit hisseli olarak ... ve ... adlarına, 3467 parsel ... taşınmazın eşit hisseli olarak ... ve ... adlarına, 4059 parsel ... taşınmazın ... adına ve 5210 parsel ... taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... 16.06.2009 tarihli dilekçeleriyle davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalı ... ve ... 08.09.2009 tarihli oturumda davalıyı kayıtsız ve şartsız olarak kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalı ... aynı oturumda davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış davalılar davaya cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da katılmamışlardır. Mahkemece, on yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık konusu 3467 parsel ... taşınmaz 23.06.1964 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında senetsizden Nurullah çocukları ... ... ve ..... çocukları ..... adına tespit edilmiş, tespite 14.06.1970 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuş, 4059 parsel ... taşınmaz 09.08.1964 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında .....ve ... ... adına tespit edilmiş, tespitin 14.06.1970 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuş, 5210 parsel ... taşınmaz ise 11.12,1970 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ....h çocukları... ... ve ... ... adına tespit edilmiş, tespitin 03.05.1971 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur. 3402 ... KK.nun 12/3 fıkrasına göre “bu tutanaklardan belirtilen haklarda sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” Somut olayda davacıların dayanağı olan 20.10.1970 tarihli senet uyuşmazlık konusu 5210 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı 11.12.1970 tarihinden öncesine ait olduğundan bu parsel yönünden kadastro tespitinden önceki sebebe dayalı olarak tapu kaydının iptalinin istendiğinin kabulü gerekir. Bu taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği 03.05.1970 tarihinden dava tarihi olan 07.04.2009 tarihine kadar KK.nun 12. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü süre dolduğundan bu parsel yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca uyuşmazlık konusu 3467 de 4059 ... taşınmazların kadastro tutanakları 14.06.1970 tarihinde kesinleşmiş olup, aynı tarihte tapu sicilleri oluşmuştur. Davacıların dayanağı senet ise bu tarihten sonra 20.10.1970 tarihinde düzenlenmiştir. TMK.nun 706, Borçlar Kanunun 213 (6998 ... B.K. 237) ve tapu Kanunun 26. maddeleri gereğince tapulu taşınmazların satışına ilişkin senetlerin resmi şekilde düzenlenmesi gerekir. Davacıların dayanağı senet adi şekilde düzenlendiğinden hukuki sonuç doğurmaz. Bu parseller yönünden de davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin uyuşmazlık konusu 3467, 4059 ve 5210 parsellere yönelen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsellerle ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, Davacılar vekilinin 15, 696, 1447 ve 2243 parsel ... taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; uyuşmazlık konusu 15 parsel ... taşınmaz 21.06.1964 tarihinde, 696 parsel ... taşınmaz 14.07.1964 tarihinde, 1447 parsel ... taşınmaz 06.07.1964 tarihinde, 2243 ... taşınmaz ise 30.09.1964 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında senetsizden tespit edilmiş, kadastro tutanakları ise sırasıyla 15.10.1976, 14.04.1997, 07.06.1977 ve 21.12.1976 tarihlerinde kesinleşerek tapu kayıtları oluşmuştur. Davacıların dayanağı olan 20.10.1970 tarihli senet bu taşınmazların kadastro tespitinden sonra ancak kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden önceki dönemde düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar kadastro tespiti sırasında ve senet tarihinde, öncesi tapusuz taşınmazlardan olduklarından menkul mal hükmüne tabidirler. TMK.nun 763. maddesine göre “ taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir”, yani taşınır malların mülkiyeti teslimle alıcıya geçer. Bu durumda taşınmazların mülkiyetinin geçmesi için mülkiyetin devrine ilişkin sözleşmenin TMK.nun 706, Borçlar Kanunun 213 (6998 ... B.K. 237) ve Tapu Kanunun 26. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmasına gerek olmadığı gibi davacının dayanağı olan senet kadastro tespitinden sonrasına ilişkin olduğundan, 3402 ... Kadastro Kanununun 12. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye de tabi değildir. Bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, işin esasına girilerek davacıların dayanağı olan senet aslının dosya arasına ibraz edilmesi için davacılara, delil ve tanık listesinin sunulması için taraflara süre ve imkan tanınması, senet aslı ile deliller ibraz edildikten sonra bu senedin yapılacak keşif sırasında uyuşmazlık konusu 15, 696, 1447 ve 2243 parsel ... taşınmazları kapsayıp kapsamadığının teknik ve yerel bilirkişi ile tanıklar aracılığıyla tespit edilmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davacının dayanağı olan 20.10.1970 tarihli senedin bu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı, taşınmazların davacılara teslim edilip edilmediğinin yerel bilirkişi ve tanıklara sorularak açıklığa kavuşturulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu parseller yönünden de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK. nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.