(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/8799 E. , 2013/2073 K.
"İçtihat Metni"Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...'in yapılan yargılamaları sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarının reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyetlerine, atılı diğer suçlarından beraatlerine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.11.2007 gün ve 2006/184 Esas, 2007/172 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sâir temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıkların işlediği kabul edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şikâyete tâbi olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK.nın 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önceye ait bulunduğu ve 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulmaması, Mağdure beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdureye karşı reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu birden fazla işledikleri sabit olduğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK.nın zincirleme suçu düzenleyen 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, Adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık ... hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.