Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

13. Ceza Dairesi 2011/30251 E. 2013/2179 K.

Yargıtay 2013-01-31 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/30251 E. , 2013/2179 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuklar hakkında, geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal ve kamu malına zarar verme suçlarından zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. Suça sürüklenen çocukların olay tarihinde Kız Meslek Lisesi Anaokuluna girerek, buradan çalacak bir eşya aradıkları ve etrafı karıştırdıkları, uygulama öğrencisi olan mağdur ...'e ait cep telefonunu çaldıkları; fiilin suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında olduğu, mağdur ile suça sürüklenen çocukların uzlaşmaları nedeniyle Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 03.08.2006 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara itiraz edilmediği için kesinleştiği, buna rağmen hırsızlık suçuna ilişkin fiil bölünerek düzenlenen aynı günlü iddianame ile aynı olaya ilişkin olarak suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a ve 35 maddelerinden cezalandırılmaları talebiyle açılan davada, ayrıca hırsızlığa teşebbüs suçunun oluşmayacağı gözetilmeden beraatları yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre; 1-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun geçici madde 1/3 yollamasıyla 25/1. maddesi gereğince çocuklar hakkındaki yargılamaya Cumhuriyet Savcısı'nın katılamayacağının gözetilmemesi, 2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde zorunlu olduğu halde sosyal inceleme raporu aldırılmadan ve 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise sosyal inceleme raporunun aldırılmasının gerekçesi karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Suça sürüklenen çocuk ...'ın suç tarihinde henüz 18 yaşını ikmal etmediği ve suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması nedeniyle TCK'nın 50/3. maddesi gereğince hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın aynı kanunun 50/1 maddesi gereğince adli para cezası ya da diğer tedbirlerden birine çevrilmesi zorunlu olduğunun gözetilmemesi, 4- Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesinde gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine rağmen suça sürüklenen çocuk ...'dan gönüllü olup olmadığı sorulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 31.01 2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.