Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

8. Hukuk Dairesi 2012/13178 E. 2012/12862 K.

Yargıtay 2012-12-21 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

8. Hukuk Dairesi 2012/13178 E. , 2012/12862 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil

..., ...ve birleşen dosya davacısı ... ile Hazine ve Bodurağaç Köyü Tüzel Kişiliği, birleşen dosya davalısı Çırak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Özalp Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.06.2011 gün ve 220/403 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ve birleşen dosya davalısı Çırak Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R Davacılar vekili, mevki ve sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmazın yirmi yıldan fazla bir süreden beri nizasız fasılasız vekil edenlerinin malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın imar-ihya sonucu zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunu, merayla ilgisinin bulunmadığını açıklayarak taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyanın davacısı vekili mevki ve sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmazın vekil edeninin yirmi yılı aşkın süreden beri malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak taşınmazın vekil edeni adına tescili istemiyle Çırak Köyü Muhtarlığına karşı dava açmış, Özalp Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2010 tarih ve 432/420 ... hükmüyle davanın birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da katılmamışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle Van İli Özalp İlçesi, Çırak Köyü sınırlarında bulunan kadastro bilirkişisinin krokisinde A harfi ile gösterilen 29.327 m2'lik taşınmaz ile krokide B harfi ile belirtilen 6869,50 m2’lik taşınmazın davacılar adına eşit hisseli olarak tapuya tesciline, Bodurağaç Köyü Muhtarlığına karşı açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davalılar Hazine temsilcisi ile Çırak Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Yasanın 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin 22.06.2011 tarihli kısa kararında “davanın kabulüne” denildiği halde aynı tarihli gerekçeli kararda davanın “kısmen kabulüyle Bodurağaç Köyü Muhtarlığına karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Van İli, Özalp İlçesi, Çırak Köyü sınırlarında bulunan kadastro bilirkişisinin krokisinde A harfi ile gösterilen 29.327 m2’ lik taşınmaz ile krokide B harfi ile gösterilen 6869,50 m2’ lik taşınmazın davacılar adına eşit hisseli olarak tapuya tesciline..” denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar birbiriyle çelişecek şekilde hüküm kurulduğu gibi yapılan araştırma ve incelemede hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Anayasa’nın 141. maddesinin koymuş olduğu duruşmaların aleniyeti kuralı ve 6100 ... TMK.nun 294 ve 295 (HUMK.nun 382 mad.) maddeleri gereği kararların alenen tevhimi icap eder. Kısa kararla gerekçeli kararın ayrı nitelikte ve çelişik bulunması iş bu aleniyet kuralına aykırı düşer ve mahkemelere olan güveni sarsar. Tebliğ edilen ilamın tefhim olunan kısa karara uygun bulunması aynı zamanda kamu düzeni ile ilgilidir. 10.04.1992 tarih, 1991/7 Esas, 1992/4 Karar ... Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi “ kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir” denilmiştir. Hüküm bu nedenle kanuna, tarih ve numarası belirtilen Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına aykırı olarak teşhiş edilmiştir. Dava konusu taşınmaz kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakılan yerlerdendir. Çifte tapunun önlenmesi açısından hükme esas alınan teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenerek dava konusu yerin tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, komşu 5, 6 ve 7 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükmen tescil dosyalarının bulundukları yerden getirtilerek incelenmesi, bilirkişi raporları ile krokilerinin davaya konu taşınmazı ne olarak gösterdiği üzerinde durulması, bitişik 121 ... mera parseli ile 8 parsel ... taşınmazın kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ve kadastro çalışmaları sırasında bu parsele revizyon gören tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden, vergi kayıtlarının ise bulundukları yerlerden getirtilerek dosya içerisine konulması ve yerel bilirkişi ve teknik bilirkişiler aracılığıyla mahallinde uygulanması ve taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiklerinin belirlenmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz, tapulama tespiti sırasında tespit harici bırakılan yerlerden olup davacı da zilyetlikle iktisap koşullarının yararına oluştuğunu açıklayarak adına tescilini talep etmiştir. Bu tür davalarda, iktisabı sağlayan zilyetliğin ispatı gerekir. zilyetlik olayları maddi olaylardandır. Maddi olaylar tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede taraflara tanık ve delillerini bildirmeleri için süre ve imkan tanınmadığı belirlenmiştir. Taşınmazın yüzölçümü ve mera parseline bitişik olması göz önünde tutularak dava tarihinden geriye doğru en az yirmi yıl (1979-1989 tarihleri arası) öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından fotoplan, fotometrik ve fotoğrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosyaya eklenmesi, jeodezi ve fotoğrametri uzmanı mühendis ile teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması gerekir. Dava konusu yerin öncesinin veya hâlihazır durumunun tahsisli veya kadim mer'alardan olup olmadığı ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Zira tahsisli ve kadim mer'aların oluşumu itibariyle farklılıkları vardır. Tahsisli mer'alar, yetkili merciler tarafından kamunun yararlanmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde, kadim mer'alar, başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar. HGK.nun 30.10.1991 tarih 1991/8-427-544 ve 03.05.1995 tarih ve 1995/17-149-502 ... kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mer'a olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mer'a olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenmesine de engel değildir. Ne var ki, yetkili merci tarafından bir yerin mer'a olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mer'a olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsis yoluyla değil de kadim mer'a olduğunun anlaşılması halinde ise hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir. Taşınmazın tahsisli mer'alardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerde mer'a tahsisinin bulunup bulunmadığının İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile İl Özel İdare Genel Sekreterliğinden sorulması, varsa mer'a norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mer'a norm kararına göre tahsis edilen mer'anın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim mer'adan mı, yoksa 4342 ... Kanunun 5. maddesinde belirtilen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir. Kadim mer'a niteliğinde olup olmadığı hususu araştırılırken yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, taşınmazın bulunduğu mahalle dışından seçilecek yerel bilirkişi ve taraflarca bildirilecek tanıklar HMK.nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılmalı, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmeli, dava konusu taşınmazın önceki niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise kim tarafından ne zaman imar-ihyasına başlandığı, imar ihyanın bittiği tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ile bu zilyetliğin dava tarihine kadar ne şekilde ve kim tarafından sürdürüldüğü, emek ve para sarfının ne şekilde yapıldığı, imar-ihya olgusunun ne zaman tamamlandığı, imar-ihya tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlikle iktisap süresinin dolup dolmadığı, taşınmazın bitişikteki mera parselinden açılan bir yer olup olmadığı, kültür ve tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, getirtilen ve komşu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının taşınmaz yönünü ne olarak okudukları ( teknik bilirkişiye rapor ve krokisi üzerine işaret ettirilmesinin sağlanması) yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde çelişkinin HMK.nun 261.maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalı, hava fotoğrafları ile İl Kadastro Müdürlüğünden istenen paftaların 1979-1989 yılları arasında çekilen ve düzenlenen fotoğraflar ile paftalar olması gerektiğinin gözetilmesi bunların çekildikleri ve düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu yerin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu hususlarının açıklığa kavuşturulması uzman bilirkişilerden Yargıtay ve tarafların denetimine açık, gerekçeli, karşılaştırılmalı rapor istenmesi gerekmektedir. HMK.nun 290. maddesi gereğince, taşınmaz ve çevresini gösterir yakın plan ve panaromik fotoğrafların birlikte keşfe götürülecek bilirkişi fotoğrafçı aracılığıyla çektirilerek, teknik bilirkişiye de uyuşmazlık konusu taşınmaz bu fotoğraflar üzerinde işarettirilerek keşfi yapan hakim tarafından onaylandıktan sonra dosyaya eklenmesi gerekir. Bu nedenle davalılar Hazine temsilcisi ile Çırak Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden Çırak Köyü Tüzel Kişiliğine iadesine 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.