Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

5. Hukuk Dairesi 2012/7641 E. 2012/28146 K.

Yargıtay 2012-12-24 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

5. Hukuk Dairesi 2012/7641 E. , 2012/28146 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının 1997 yılında satın alarak iktisap ettiği dava konusu taşınmazın, kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesi ile Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.06.2005 tarihinde kesinleşen 2004/344, 2005/113 sayılı kararı ile tapu kaydının iptali üzerine, davacının tazminat istemli iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1) Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal taşınmazların gerçek satış değerini yansıtmadığından bahisle, piyasa rayicinden söz edilerek taşınmaza değer biçilmiş olup, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgeden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre; tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi, 2) Kabule göre de; a) Davacı adına 290 m2 yüzölçümlü olarak tapuda kayıtlı taşınmazın, 220 m2'lik kısmının tapu kaydı, kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, 70 m2'lik bölümünün davacı tarafından kullanılmasının mümkün olup olmadığı araştırılarak, kulanılması mümkün değilse; bu kısmın da bedeline hükmedilip Hazine adına tesciline; kullanılmasının mümkün olması halinde ise değer kaybı oranı belirlenip, bu miktarın da hükmolunacak tazminat miktarına ilave edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, b) 4721 sayılı TMK.'nun 1007. maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder." hükmü yer almakta olup, tapu sicilinin tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle, kayıt malikinin malvarlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin malvarlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktar olmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152-2003/125 sayılı kararı, 29.09.2010 gün ve 2010/14-386-2010/427 sayılı kararı, 15.12.2010 gün ve 2010/13-618-2010/668 sayılı kararı) Bu durumda, mahkemece, davacının gerçek zarar miktarına hükmolunması gerektiği düşünülmeden, yasal olmayan gerekçelerle tazminat miktarından indirim yapılması, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.