(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/7086 E. , 2012/28071 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde duvar ve kalıp ustası olarak günlük 55,00 TL 60,00 TL ücretle kesintisiz çalıştığını, ücret dışında yemek ve ... sosyal yardımlarından yararlandığını, fazla çalışmaları ile ulusal ... ve genel tatil çalışmaları olduğunu, ... sözleşmesinin işverence haksız sona erdirildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının işe giriş tarihinin iddia edilen tarih olmadığını, davacının kesintili olarak çalıştığını, vasıfsız eleman olduğunu, asgari ücret aldığını, iddia edildiği şekilde çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının daha yüksek ücret almak amacıyla işten kendisinin ayrıldığını, bu nedenle tazminata hak kazanamadığını, başka bir alacağının da bulunmadığını, talep edilen faizin türünün hatalı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenin ... sözleşmesini haklı bir neden yokken feshettiği, fazla çalışma ile yıllık izin ücreti alacaklarının olduğu, ulusal ... ve genel tatil çalışması ücreti alacağının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı ve davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir 2-Davacının ücretinin miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır. 4857 sayılı ... Kanunu'nda 32’nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. ... sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanun'un 8 inci ve 37’nci maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı ..., işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Dosya içeriğine göre, davacının kalıp ve duvar ustası olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı işveren davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuş ise de, davacının iddia ettiği ücreti aldığı davacı tanıklarıyla doğrulanmıştır. Diğer taraftan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan ücret araştırması ise ücretin maliyet unsuru olarak hesaplanıp bildirilmesi karşısında hükme esas alınabilecek nitelikte değildir. Mahkemece kabul edilen ücret davacının yaptığı işe göre hayatın olağan akışına uygun değildir. Davacı iddia ettiği ücreti ispat etmiştir. Bu nedenlerle davacının taleplerinin ispat ettiği ücret üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken düşük ücret dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Taraflar arasında davacının ulusal ... ve genel tatil çalışması ücreti alacağı bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur. Ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan ... ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal ... ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarından, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazı kaydının bulunması halinde, ulusal ... ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal ... ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir. Somut olayda, davacı tarafından ulusal ... ve genel tatil çalışmaları tanık beyanlarıyla ispat edilmiştir. Bununla beraber davacı tanıkları bu çalışmanın yevmiye karşılığı olduğunu, yevmiye verilirse çalışıldığını ifade etmişlerdir. Ulusal ... ve genel tatil çalışması ücretlerinin ödenip ödenmediği konusunda davacının iddiası ve davacı tanıklarının beyanları arasında çelişki doğmuş olup mahkemece davacının isticvap edilerek -3- bu çelişkinin giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle eksik araştırma ve incelemeye dayalı hükmün bozulması cihetine gidilmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.