Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

8. Hukuk Dairesi 2012/4289 E. 2012/11905 K.

Yargıtay 2012-12-06 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

8. Hukuk Dairesi 2012/4289 E. , 2012/11905 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine ve karar verilmesine yer olmadığına dair Gökçeada Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 05.01.2012 gün ve 38/9 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, harici satış ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilen 389 ada 346 parsel ... taşınmaz kapsamında kalan vekil edenine ait taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucu davaya konu yerin 389 ada 664 parsel kapsamında kaldığı anlaşıldığından, 389 ada 346 parsel ... taşınmaz bakımından açılan davanın reddine, 389 ada 664 parselle ilgili açılmış bir dava bulunmadığından bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak, davanın hazırlanması prensibi gereğince; davacının, davalı tarafın ve dava konusu yapılan yerlerin doğru belirlenmesi gerekir. Ancak, dava konusu taşınmazların ada ve parsel numaralarının yazım hatası veya beyan yanlışlığı nedeniyle her zaman doğru olmayabileceği, karar aşamasına kadar (karar dahil) düzeltilmesi mümkündür. Somut olayda, keşifte taşınmazın ada ve parsel numarası belirlenmiştir. Yer değişmediği sürece ada ve parsel numaralarının dava dilekçesinde hatalı gösterilmiş olması uygulamada maddi hata olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, adalet hizmetlerinin kısa sürede ve en az masrafla giderilmesi gerekir. Hal böyle olunca işin esasına girilerek iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanıp somut olay hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 ... HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nın 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 74,25 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.