Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

8. Hukuk Dairesi 2012/4130 E. 2012/12982 K.

Yargıtay 2012-12-24 Yüksek mahkeme 2 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

8. Hukuk Dairesi 2012/4130 E. , 2012/12982 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Aile Konutunun Özgülenmesi

... ile ... ve ... aralarındaki aile konutunun özgülenmesi davasında mahkemenin görevsizliğine dair Manavgat 2. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinden verilen 31.03.2011 gün ve 510/226 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili, tarafların 1952 tarihinde evlendiklerini, kayıt maliki eski eşin 18.08.2003 tarihinde vefat ettiğini, vekil edeninin birikimleri ile ... ve ...’da birer, Manavgat’ta da yazlık bir ev alınarak eş adına tescil edildiğini, murisin ev kadını olup taşınmazları alabilecek düzenli bir gelire sahip olmadığını, muris adına kayıtlı bulunan 116 ada 1 parselin edinilmiş mal olup öncelikle tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde tapu kaydına aile konutu şerhi verilmesine ve taşınmazlar üzerindeki katılma alacağına mahsuben intifa ve oturma hakkı tesisi ile aile konutunun özgülenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekilleri, ayrı ayrı aile konutu olarak özgülenme isteğinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamında kaldığını açıklayarak davanın görev yönünden reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, TMK.nun 652.maddesi ve emsal içtihatlara göre, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, aile konutu şerhi ve katılma alacağından kaynaklanan aile konutunun özgülenmesi isteğine ilişkindir. Dava dilekçesinde açıkça edinilmiş mallara katılma alacağı karşılığında 116 ada 1 parsel üzerindeki murise ait 1/2 pay bakımından mülkiyet hakkının tanınmasını istemiştir. Mahkemece, TMK. nun 652. maddesi gözetilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, verilen karar istek ve dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. TMK. nun aile konutu ve ev eşyası başlığını taşıyan 240/1. fıkrasında, “sağ kalan eş eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde “…kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir...” aynı maddenin 3. fıkrasında ise, “…haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir” denilmektedir. Maddenin metninden de anlaşıldığı gibi haklı sebeplerin varlığının olup olmadığının mahkemece araştırılıp belirlenmesi gerekmektedir. Mal rejimi ölümle son bulduğundan sağ kalan eşe bu yönde yükletilebilecek bir kusurda söz konusu olamaz. Uygulama açısından TMK. nun 240 ile aynı Kanunun 652. maddesi arasında ortak bir yön bulunduğu ve ortak bir konuyu düzenledikleri görülmekle birlikte aralarında bazı farklar da bulunmaktadır. TMK. nun 240. maddesine göre, mal rejimi ölüm nedeniyle sona erdiğinde, sağ kalan eşin bu rejimden kaynaklanan ayni hakkını düzenlemektedir. Yani edinilmiş mallara katılma alacağı karşılığında mülkiyet hakkının tanınmasını öngörmektedir. TMK. nun 652. maddesinde ise, eşler arasındaki mal rejimi ne olursa olsun, sağ kalan eşin, tereke malları arasında yer alan konut veya konut eşyası üzerinde mirastan kaynaklanan ayni hakkını düzenlemektedir. TMK. nun 240. maddesi gereğince sağ kalan eşin, konut ve ev eşyası üzerinde ayni hak isteğinde bulunabilmesi için bazı koşulların varlığı aranmaktadır. Örneğin, eşler arasında katılma rejiminin bulunması, katılma rejiminin ölüm nedeniyle son bulması, sağ kalan eşin olması, sağ kalan eşin katılma alacağının doğması ve sağ kalan eşin ayni hak talep etmesi gibi koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. TMK. nun 652. maddesi gereğince, sağ kalan eşin konut ve konut eşyası üzerinde ayni hak istemesinin koşulları ise; ölüm olması, sağ kalan eşin varlığı ve mirasçı olması, tereke malları arasında eşlerin birlikte yaşadıkları konut veya konut eşyasının bulunması ve sağ kalan eşin konut veya konut eşyasında ayni hak talep etmesi gibi koşullar öngörülmektedir. Görüldüğü gibi, TMK. nun 240 ve 652. maddeleri görünürde ortak yönleri bulunduğu halde uygulama alanları ve aranan koşullar açıklandığı gibi farklıdır. Katılma alacağı ya da değer artış payı alacağı yok ise, mülkiyet hakkının tanınması TMK. nun 240. maddesi gereğince istenemez. TMK. nun 652. maddesine dayanan ölüm halinde ise, mal rejimi türü ne olursa olsun, konut ve konut eşyası üzerinde sağ kalan eşin ayni hakkı tanınmıştır. TMK.nun 240. maddesinde yer alan benzer hüküm TMK. nun 255 (paylaşmalı mal ayrılığı rejimi) ve 279. (mal ortaklığı rejimi) maddelerinde öngörülen mal rejimlerinde de yer almıştır. Diğer bir deyişle sağ kalan eşin TMK.nun 240. maddesi gereğince mülkiyet hakkını talep edebilmesi için bu rejimin tasfiyesi sonucunda ölen eşten alacaklı olması koşuluna bağlıdır. Aksi halde bu hakkı talep etmeyecektir. TMK.nun 652. maddesinde, böyle bir koşul söz konusu olmayıp miras hakkı karşılığında mülkiyet hakkının tanınması istenilmektedir. Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında TMK. nun 240. maddesi çerçevesinde iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak edinilmiş mallara katılma alacağının olup-olmadığının belirlenmesi, bunun sonucu olarak mülkiyet hakkının tanınıp-tanınmaması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik nedeniyle istekler yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru ve yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.