7. Hukuk Dairesi 2012/2859 E. , 2012/10079 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı ile aralarındaki sigorta acentalığı yapılması konusundaki adi ortaklığın işlerinin fiilen davalı tarafından yürütüldüğünü davalının usulsüz işlemlerinin acentalığın feshine neden olduğunu, fesih sonrası adi ortaklığa ait borçların davacı tarafından ödenmek durumunda kaldığından ödenen miktarlardan davalı hissesine düşen kısmın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptalini istemiştir. Davalı cevabında, davayı kabul etmediğini bildirmiştir. Mahkemece, uyuşmazlık konusunun adi şirketin alacak ve borca ilişkin iç ilişkisi olduğu, her iki tarafın aynı adi şirketin ortağı olduğu, taraflar arasında yapılan tahsilatlar, alacak-borç, yapılacak ödemeler konusunda sorunlar yaşandığı, mali müşavir bilirkişi tarafından kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonunda hazırlanan raporda ortakların işletmeden para çekip çekmediği, davacı ...’in ne kadar para ödediği, işletmenin sigorta acentasına borcu olup olmadığı konusunda bilgi bulunmadığının bildirilmesi karşısında davanın somut verilerle ispatlanamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu ve davacının bu ortaklığın borçlarını ödediğinden bahisle alacağının tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğu sabittir. Davacı bu nedenle itirazın iptali istemiyle eldeki davaya açmıştır. Davacının istemi aynı zamanda adi ortalığın fesih ve tasfiyesini kapsamaktadır. Davanın bu şekilde hukuki nitelendirmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.’nun 535.maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538. vd. maddelerinde gösterilmiştir. B.K.’nun 537/7 maddesi uyarınca da mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın malvarlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin B.K.'nun 538.vd. maddeleri gereğince yapılması için öncelikle yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar mevcut mal ve demirbaşların bölüşülmesinde ya da malvarlığının bir meblağ karşısında diğerine bırakılmasında anlaşamadıkları takdirde mahkemece tayin olunacak bir görevli marifetiyle bu malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye bir şey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir. Somut olayda, davacının talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığından, öncelikle mahkemece adi ortaklığın konusunu oluşturan bir başka deyişle adi ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir. Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinden sonra az yukarıda açıklandığı üzere yönetici ortak olan davalıdan hesap istenerek B.K.'nun 538.vd. maddeleri uyarınca inceleme yapılmalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık ilişkisi olduğu için, ortaklardan birinin talepte bulunabilmesi için intifadan men edilmesi de aranmaz. Mahkemece değinilen bu hususlar ışığında inceleme ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 27.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.