7. Ceza Dairesi 2010/8598 E. , 2012/32483 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Bankacılık zimmeti, resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : Resmi evrakta sahtecilikten beraat, bankacılık zimmetinden hükümlülük ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekilinin temyiz itirazlarının, sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden vasfa ilişkin olduğu kabul edilerek, sahtecilik ve zimmet suçlarından kurulan hükümlerin esastan incelenmesinde; I-Katılan vekilinin sanıklar hakkında sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Katılan vekilinin sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit - nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından, mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayrımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup; 1-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da nitelikli zimmet, 2-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede ilk bakışta sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi - grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı Yasa'da basit zimmet, 5411 sayılı Yasa'da nitelikli zimmet, 3-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da nitelikli zimmet, 4-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise, 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da basit zimmet, 5-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da basit zimmet, 6-Gişe yetkilisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı Yasa ve 5411 sayılı Yasa'da basit zimmet suçunu oluşturacaktır. Yukarıda belirtilen değerlendirmeler nazara alınarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eylemlerin tamamı basit zimmet kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.