Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

22. Hukuk Dairesi 2012/27394 E. 2012/26403 K.

Yargıtay 2012-11-26 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27394 E. , 2012/26403 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, 01.11.1993 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışan davacının 2007 yılında 5620 sayılı Kanun ile sözleşmeli personel olarak adlandırıldığını, 13.07.2011 tarihinde emekliye ayrıldığını, kendisine kıdem tazminatının eksik ödendiğini, tüm süre için kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğini, terditli olarak da en azından işçilik dönemi için kıdem tazminatı ödenmesini, son iki yıla ait yıllık izin ücretinin ödenmediğini, sözleşmeli çalıştığı dönemde 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2. maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun gereği ödenmesi gereken ilave tediye ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ilave tediye ücret alacaklarının hüküm altına alınmısını istemiştir. Davalı vekili, davacının 01.11.1993 tarihinde kurumda geçici işçi statüsü ile işe başlamış ise de kendi isteği üzerine sözleşmeli personel statüsüne geçirildiğinden ve dava konusu taleplerin idari yargı görev alanına girdiğinden iş mahkemesinin görevli olmadığını, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun'u ve ilgili mevzuatta hükümlerine göre tüm kanuni haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının 01.11.1993 tarihinden itibaren ... olarak çalışmaya başlayan davacının çalıştığı kuruma verdiği dilekçe ile kurum tarafından 29.06.2007 tarihli yazı ile sözleşmeli personel statüsüne geçirildiğini, 13.07.2011 tarihinde sözleşmeli personel olarak emekli olduğunu, davacının primlerinin sözleşmeli personel olduktan sonra da Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödemesi sebebi ile 4857 sayılı İş Kanunu gereği işçi konumunda olmadığını, davacının davalı işyerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B. maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak çalıştığı ve davanın görülmesinde idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile davanın görev sebebiyle reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan delillere, kararın dayandığı gerektirici sebeplere göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi yerindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 1. maddesinin 1. bendine göre bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış davalara uygulanmaz hükmü bulunmaktadır. Davacı vekilinin göreve ilişkin sair temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmemiştir. Ancak, anılan kanunun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen "görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder" hükmü uyarınca, yargı yolu ile görevsizlik kararı sonucu verilen red kararlan, henüz davayı esastan sonuçlandırmadığından davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine de o mahkemece hükmolunmalıdır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323/1-ğ. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine de görevsizlik veya yargı yolu nedeni ile verilen red kararında ayrıca hükmolunamaz. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yargılama giderlerine bu bağlamda davacı aleyhine yargılama gideri yükletilmesi ve davalı yararına da vekalet ücretine takdir edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.