4. Hukuk Dairesi 2012/10681 E. , 2012/16883 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-...
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 23/06/2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince: Dava, muvazaaya (BK 18. madde) dayalı tasarrufun iptali davasıdır. Yerel mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü, danışıklı olan bir hukuki işlem haksız eylem niteliğindedir. Ancak muvazaalı muamele (danışıklı işlem) ile hakkın zarar gördüğünün benimsenebilmesi için danışıklı işlemde bulunandan bir alacağın var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlemin yapılması gerekir. Somut olayda; davacı ... ile evli olan davalı ...'ün kendisi aleyhine boşanma davası açılacağını önceden bildiği halde evlilik birliği içinde satın alınıp kendi adına tescil edilen 124 ada 9 parseldeki 1/2 arsa paylı 1 nolu meskeni diğer davalı babası ...'e boşanma davası açılmasından hemen önce 4/5/2007 tarihinde rayiç bedelinin çok altında bir fiyata satarak devrettiği, davacı tarafından boşanma ve boşanma nedeniyle katkı payı alacağı (mal paylaşım) davasının ise 8/5/2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının bu davadaki amacı muaccel alacağını tahsil edebilmek için hukuki muamelenin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Davacının bu hakkı, ayni değil kişisel bir hak olması itibariyle kişisel bir sonuç doğurur. Davacının iddiasının kanıtlanması durumunda iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı alacağın tahsilini sağlamaya yönelik bulunduğu da gözetilerek, taşınmazın aynı ile ilgili bulunan tapunun iptaline değil (olayda -/-
-2- 2012/10681-2012/16883
kıyasen uygulanması gereken İİK’nun 283 /1. maddesi uyarınca) iptal ve tescil olmaksızın başka bir olgu veya kararla, alacağı kesinleşen davacının bu hakkından dolayı taşınmazın haciz ve satışına karar verilebilecektir. Bu davanın amacı da budur. Şu halde mahkemece taraflar arasında devam eden katkı payı alacağı davasında ortaya çıkacak miktara göre alacağın tahsiline imkan verecek ölçüde haciz ve satış imkanı sağlanmasına yönelik hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin atfıyla HUMK’nın 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hükmün 1.bendinin silinerek yerine “…Davanın kabulü ile, ... Köyü'nde kayıtlı olan ve davalılar ... ile ... arasında yapılan 124 ada 9 parseldeki 1/2 arsa paylı 1 nolu dublex bağımsız bölüm satışına ilişkin işleminin, taraflar arasında devam eden katkı payı alacağı davasında ortaya çıkacak miktara göre alacağın tahsiline imkan verecek ölçüde haciz ve satış imkanı verilmesine...” sözcük dizisinin yazılmasına, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.