11. Hukuk Dairesi 2012/8392 E. , 2012/18013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2012 tarih ve 2012/35 Esas sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi ihtiyati tedbir isteyenler vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati tedbir isteyenler vekili, davalıların bir hakka dayanmaksızın müvekkillerinin tescilli tanınmış "SEİKO" markalarını ve telif haklarına konu fotoğraflarını kullanmalarının karıştırılmaya yol açtığını, davalıların bu şekilde kullanımlarının marka, telif hakkı tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalıların halk nezdinde yetkili satıcı olarak algılanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürerek, davalıların kullanımlarının engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı taraf vekili, ihtiyati tedbir isteminin reddini savunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamına göre, istemin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati tedbir isteyenler vekili temyiz etmiştir. İstem ihtiyati tedbir kararı verilmesine yönelik olup, mahkemece, istemin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Oysa, geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK.'nun 389 ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir. Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanan geçici bir hukuki korumadır. Öte yandan, 556 sayılı KHK.'nın ihtiyati tedbir başlıklı 76 ncı maddesi " Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen türde dava açan veya açacak olan kişiler, dava konusu markanın kendi marka haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde Türkiye'de kullanılmakta olduğunu veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, davanın etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep edebilir." hükmünü içermekte olup, mahkemece, istemin anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınıp denetlemeye elverişli bir şekilde değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yasal dayanağı olmayan yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyizler yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.