Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

7. Hukuk Dairesi 2012/5424 E. 2012/7675 K.

Yargıtay 2012-11-07 Yüksek mahkeme 2 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

7. Hukuk Dairesi 2012/5424 E. , 2012/7675 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davacı ... ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın mülkiyetinin tespiti istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, dosya içeriğinde toplanıp değerlendirilen delillere göre davaya konu muhdesatların içinde bulunduğu 149 ada 5 parsel sayılı taşınmazın taraflar adına tapuda kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan ... Sokak 22 numaradaki evin davacı ..., 24 numarada bulunan evin diğer davacılar ..., ... ve ... ...'ın miras bırakanı ... ile ... ... tarafından yaptırıldığının tespitine, bir kısım davalıların ilk celse kabul beyanlarının bulunması nedeni ile yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı ... ile davacı ... ... ve arkadaşları tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Davacıların muhdesat niteliğindeki binaların değeri hakkındaki temyiz itirazları yönüyle; Eldeki davanın muhdesatların aidiyetinin tespit davası olması karşısında taşınmazın ve üzerindeki muhdesatların değerinin belirlenerek oranlaması ve ortaklığın giderilmesine karar verilmesinden sonra taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi, satış bedelinin bu oran dahilinde dağıtılması işlemleri ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin görevine girdiği gözetildiğinde tespit davasına bakan mahkemenin görevi dışında kaldığından davacıların muhdesat niteliğindeki binaların değeri hakkındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Bir davada birden fazla istemde bulunulması halinde mahkemece bunların her biri yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, tümünün yerinde görülmesi halinde davanın kabulüne, bir kısmının yerinde görülmesi bir kısmının yerinde görülmemesi halinde davanın kısmen kabulüne, tümünün yerinde görülmemesi halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacılar dava dilekçesinde, taşınmaz içinde bulunanan binaların yanısıra her binayı çevreleyen bahçe duvarları ile bahçe içinde bulunan ağaçların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tespitini talep ettikleri halde mahkemece yalnızca binalar hakkında hüküm kurulmuş, bahçe duvarları ile içindeki ağaçlar hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Öte yandan; mahkemece, bir kısım davalıların ilk celse davayı kabul etmeleri gerekçe gösterilerek yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş ise de verilen hüküm yasal düzenlemelere ve dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Şöyle ki; 610 sayılı HMK'nun 312.maddesi (eski HUMK 94) hükmüne göre kural olarak davalı tarafın davayı kabul etmesi halinde yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması, bunun sonucu olarak davacı tarafın yaptığı giderlerin davalıdan tahsiline, vekille temsil edilmiş ise davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre davanın kabulü halinde davacı tarafın yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için davayı kabul etmesi yeterli olmayıp aynı zamanda ve birlikte kabulün en geç taraf teşkilinden sonraki ilk duruşma oturumunda yapılması ve davalının hal ve durumu itibarı ile dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir. Bu iki koşuldan herhangi birinin gerçekleşmemiş olması halinde davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekeceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; davalılar ..., ... ... ve ...'ın dışındaki davalıların eldeki davada kabul beyanları bulunmamaktadır. Mahkemece ortaklığın giderilmesi dosyası getirtilerek incelenmemiş, davacıların muhdesat iddialarını davalıların kabul edip etmedikleri belirlenmemiş, bu hususlar duruşma zaptına geçirilmemiştir. Ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddialarını kabul edenlerin eldeki davada taraf olarak gösterilmesi gerekli olmayıp, gösterilmesi halinde bu kişiler yönüyle davanın husumet nedeni ile reddi gerekir. Ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddialarını kabul etmeyenlerin ise eldeki davada taraf olmaları zorunludur. Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının bir kısım davalılarca kabulü halinde kabul beyanında bulunmayan diğer davalıların yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücreti ile sorumlu oldukları tartışmasızdır. Ne var ki; eldeki davada davalı ..., ... ... ve ...'ın ilk celse kabul beyanları bulunmakta ise de ortaklığın giderilmesi davasında davacıların muhdesat iddialarını kayıtsız ve şartsız olarak kabul edip etmedikleri, davacılara muhdesat iddiaları hakkında dava açmaları için verilen 10 günlük kesin süreden önce davalıların kabul beyanlarının olup olmadığı belirlenmemiş, bir başka anlatımla davalılarca eldeki davanın açılmasına sebebiyet verilip verilmediği tartışılmamıştır. Hal böyle olunca; mahkemece az yukarda açıklanan olgular dikkate alınarak davacıların tüm istemleri hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmalı, taraflar lehine takdir edilecek yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin belirlenmesinde az yukarıda belirtilen hususlar ile birlikte davacıların ancak kendi payları dışındaki muhdesat payına yönelik dava açabileceği dikkate alınarak vekalet ücretinin miktarının belirlenmesinde bu olgu da gözönünde bulundurulmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 07.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.