Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Ceza Dairesi 2011/11580 E. 2012/18703 K.

Yargıtay 2012-11-06 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Ceza Dairesi 2011/11580 E. , 2012/18703 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik, bedelsiz kalmış senedi tahsile koymak HÜKÜM : Beraatlerine

Olay tarihinde şikayetçi ...'nın; eşi katılan ...'nın akrabası olan sanık ...' den 80 milyon TL. borç para alarak karşılığında suça konu senedi boş olarak imzalayıp katılan ... aracılığıyla sanık ...' e gönderdiği, boş olarak verilen senet bedelinin 38 bin mark; alacaklısının (katılan ...'ın babası olan) ... ve cirantalarının senet arkasına sırasıyla ..., ..., ... ve son olarak da sanık ... olarak yazılıp senedin unsurlarının tamamlandığı, borç miktarının ödenmesine ve senette ciranta olarak yer alan ..., ... ile ...'nın sanıklara borçları bulunmamasına rağmen; sanık ...'ın avukatının başlattığı icra takibi sonucu katılan ...'nin bankadaki parasının haczedildiği, bu itibarla sanıklar ... ile ...'ın birlikte suç işleme kararı ile sahte belge düzenleyerek bedelsiz kalmış senedi tahsile koymak suretiyle atılı özel evrakta sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan davada; sanık ...'nin savunmalarında diğer sanık ...'dan aldığı parayı akrabası olan müşteki ...'a vermesi nedeniyle ...'un imzalayıp kendisine verdiği senedin zamanında bedeli ödenmediğinden parayı veren sanık ... tarafından avukatı aracılığıyla icraya konulduğunu belirtip atılı suçu kabul etmediği, sanık ...'ın soruşturma safhasında verdiği özel derslerden biriktirdiği 38 bin mark parayı diğer sanık ...'ye gönderdiğini, ...'nin parayı işlettiğini, kendisinin kimseyi tanımadığını ve para karşılığında senet aldığını, ödenmeyince avukatı İbrahim Köksal aracılığıyla senedi icraya verdiğini belirtmesine rağmen yargılama sırasında bu beyanından dönerek; birtakım işler nedeniyle sanık ...'ye vekaletname verdiğini ancak katılanlara yapılan icra takibi sonucu avukat tarafından tahsil edilen paranın yatırıldığı belirtilen, kendi adına olan banka hesabından haberi olmadığını ve paranın eline geçmediğini, ...'nin genç insanlardan bu şekilde vekaletname alarak adlarına işlem yapıp onları mağdur ettiğini belirtip, ... ile herhangi bir alışverişi olmadığını, avukatı da ...'nin bulduğunu, avukatı tanımadığını, dava konusu senette yazı ve imzası bulunmadığını savunduğu, yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre ciranta imzalarının katılan ...'ye ve sanık .....'a ait olmadığının, senedin ön yüzündeki “... ....otuz sekiz bin alman markı.... makten ..Edirne” yazılarının sanık ...'nin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, katılan ...'ın beyanında; senedin sanık ...'ye boş olarak teslimi sırasında babasının, annesinin ve kendisinin ismini sanığın telkini ile ciranta olarak yazıp imzaladığını belirttiği; katılanların borcu ödediklerini ancak belge almadıklarını iddia etmesine rağmen taraflar arasında borç tutarı konusunda da uyuşmazlık bulunan olayda, sanık ...'ın aşamalarda çelişkili savunmada bulunması, parasal işlemler yapması amacıyla diğer sanık ...'e vekaletname vermiş olduğunun dosya kapsamından anlaşılması, suç tarihinde öğrenci olan sanık ...'ın belirtilen tutarda parayı borç olarak vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında; teminat amacıyla boş olarak imzalanıp sanık ...'e verilen senedin, anlaşmaya aykırı şekilde unsurları tamamlanıp hileli hareketlerle gerçeğe aykırı şekilde ciro silsilesi oluşturularak uymayan isim ve imzalarla unsurlarının hileli bir şekilde tamamlanarak kullanılmasından ibaret eylemlerin bütün halinde resmi belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu ve her iki sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde bu suçu iştirak halinde işlediklerinin sübuta erdiği anlaşılmasına göre sanıkların eylemine uyan resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetleri yerine hatalı değerlendirmeyle beraatlerine hükmedilmesi; Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.