11. Hukuk Dairesi 2011/11337 E. , 2012/17844 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2011 tarih ve 2009/321-2011/368 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “Ova” ve “Ova Süt” markalarının tescilli olduğunu, davalının “Sütova” markasının tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin itiraz etmesi üzerine 29.06. sınıfta yer alan süt ve süt ürünleri emtiaları çıkartılarak tesciline devam edildiğini ancak davalının markasını süt ve süt ürünlerinde kullanmaya devam ettiğini, bu kullanımının müvekkili şirket adına tescilli olan marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca tescil edildiği bir kısım ürünler açısından 556 sayılı KHK'nın aradığı özelliklere haiz olmadığını ileri sürerek, davalının “Sütova” markasının sicilden terkinini, marka haklarına ve haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil eden hareketlerinin meni ve refini, 20.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili markasına itiraz üzerine itirazın reddedilen kısmı yönünden süresinde dava açmadığını, TPE'nin davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, genel ve cins isim olan “Ova” tabiri hakkında tekel hakkına sahip olmak istediğini ve dolayısıyla kötü niyetli olduğunu, zararını ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının markaları ile davalının markasının 556 sayılı KHK m. 7/1-b anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, markaların emtiaları açısından arz ettikleri aynılık ve benzerlik nedeniyle 556 sayılı KHK m. 7/1-b anlamında bir iltibasın bulunduğu, taraf markalarının 556 sayılı KHK m. 8/1-b açısından da benzerlik içerdikleri ve emtialarının benzerliğinden ötürü 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında da iltibasın bulunduğu, davacının markalarının tanınmış olduğu ve davalının davacının markalarının tanınmışlık düzeyinden haksız yarar sağlayabileceği, dolayısıyla hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının markasını kullanmasının marka hakkını kullanma sınırları içerisinde olup davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı gibi kötü niyetli bir davranış olarak da değerlendirilemeyeceği, davalının yasal sınırlar içindeki bu kullanımının markası hükümsüz kılınana dek haksız rekabet oluşturmayacağı, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet bulunmadığından koşullarının oluşmadığı, koşulları oluşmuş olsa dahi davacının maddi tazminat istemi ile ilgili olarak KHK de belirtilen seçimlik haklarından birini kullanmadığı gerekçesiyle, davalı adına kayıtlı 2003/17909 numaralı “Sütova” markasının sicilden terkinine, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin, davalının markasının sicilden terkini ile birlikte haksız rekabetin meni ve refini, 20.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminat talep ettiği ve mahkemece markanın sicilden terkinine yönelik talebin kabulü ile haksız rekabetin meni ve refi, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği halde, reddedilen bu talepler için ayrı ayrı kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmişse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ:(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün “davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden 1.100.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi” fıkrasının “davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabetin meni ve refi için maktu 1.100 TL, reddedilen manevi tazminat için maktu 1.100 TL, reddedilen maddi tazminat için nisbi 2.400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine “ şeklinde davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.