Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

10. Hukuk Dairesi 2011/13170 E. 2012/22802 K.

Yargıtay 2012-11-21 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

10. Hukuk Dairesi 2011/13170 E. , 2012/22802 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2009/206-2011/298

Dava,öldürülen sigortalının hak sahiplerine Kurumca yapılan yardımların 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi gereği tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı yasanın 63. maddesi kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumluluklarını; öncelikle 3.kişinin suç sayılır hareketi ile yasada belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı ya da hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlamıştır. Davaya konu somut olayda, vefat eden sigortalının kronik kalp rahatsızlığının bulunduğu, sanıkların (davalıların) olay tarihinde maktülü darbettikleri, Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanıkların eylemi ile ölüm arasında illyet bağı bulunduğu sabittir.Sanıkların taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırılmasına yönelik Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2008 tarih 2007/140 Esas 2008/445 Karar sayılı kararı ile; sanıklar cezalandırılarak, anılan karar Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20.09.2010 tarih ve 2009/5481 Esas ve 2010/5901 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Borçlar Kanununun 43.maddesi "Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şümulünün derecesini tayin eyler. Zarar ve ziyan irad şeklinde tayin olunduğu takdirde borçludan icabeden teminat alınır." hükmünü içermektedir. 44. maddede ise" Mutazarrır olan taraf zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir. Eğer zarar kasden veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bıraktığı takdirde hakim, hakkaniyete tevfikan zarar ve ziyanı tenkis edebilir." hükmüne göre, Kurumun rücu hakkının, kanundan doğan kendine özgü ve bağımsız rücu hakkı niteliğinde olması nedeniyle, rücu alacağından Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddelerine göre hakim tazminatın kapsamını belirmeye yekilidir. Oluşa konu olayda, sigortalıda var olan sağlık sorunlarının da neden olduğunun anlaşılması karşısında bu doğrultuda da belirlenen tazminattan indirim yapılarak, davalıların kusur oran ve aidiyetinin saptanıp, ilk peşin sermaye değerli gelirin kusura karşılık gelen tutarının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.