Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Ceza Dairesi 2009/18433 E. 2012/21038 K.

Yargıtay 2012-11-21 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Ceza Dairesi 2009/18433 E. , 2012/21038 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıkların ... kabul edilen eyleminin asıl cezalarının 2 yıldan fazla olacağından; sanıgın ... kabul edilen eylemleri nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşüncelere katılınmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıkların el ve iş birliği ile hareket ederek geceleyin katılanın konutuna girip yatak odasındaki kot pantolununun cebinden 35 YTL aldıktan sonra katılan ... ile konutun içinde karşılaşmaları neticesinde, katılanı yaralama şeklinde gerçekleşen eylemde,

1- Sanıkların kendilerini ne şekilde tanınmayacak bir hale koymak suretiyle yağma suçunu işledikleri açıklanmadan sanıklar hakkında 149/1-b maddesinin uygulanması,

2-Sanıkların eylemlerinin konutta yağma suçunu oluşturduğu halde, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. madde ve fıkrasının (c) ve (h) bendinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

3- Yağma suçununu tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin, kalkışma aşamasında kaldığından bahisle sanıkların cezalarından 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca indirim uygulanması,

4- 5237 sayılı TCK’nın 150/2.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,

5- Suçun daha az cezayı gerektiren nitelikli hali olan 5237 Sayılı TCK'nın 150/2. maddesinin aynı kanunun 35/2. maddesinde belirtilen teşebbüs hükümlerinden sonra uygulanarak 5237 Sayılı TCK' nın 61. maddeye aykırı davranılması,

6- Uygulamaya göre, sanıklar hakkında TCK 35/2. maddesi ile indirim yapılırken 3 yıl hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 4 yıl hapis cezasına karar verilmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,

7-Sanık ...'ın suç tarihinde nüfus kaydına göre 12 yaşını doldurduğu 15 yaşını tamlamadığı anlaşıldığından hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 31/2.maddesi uygulanması gerekirken aynı kanunun 31/3. maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, 8- Sanık ... fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olan sanığın, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği araştırılarak yöntemince raporla saptandıktan sonra sonucuna göre, hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

9-Yaşı küçük olan sanık hakkında 5395 sayılı Yasanın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadığı gibi anılan Yasanın aynı maddesinin 3. fıkrasına göre de sosyal inceleme raporu alınmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,

10-Oluş ve dosya kapsamına göre yağma suçunun konut içerisinde işlendiği, kabulünde bu yönde olduğu ve TCK’nın 149/1-d maddesi uyarınca bu durumun yağma suçunun unsuru olduğu gözetilmeyerek, ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçundan da sanıklar hakkında mahkumiyetine karar verilmesi,

11-Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” sorumlu tutulmalarına yerine, ''müteselsilen'' alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.