Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Ceza Dairesi 2008/27065 E. 2012/19491 K.

Yargıtay 2012-11-05 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Ceza Dairesi 2008/27065 E. , 2012/19491 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Kasten yaralama, Aktif direnme, Saldırgan sarhoşluk HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde:

Sanıklar hakkında atılı suçla ilgili olarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca verilen ‘idari para cezasına’ ilişkin karara karşı, aynı Yasa'nın 29. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 5271 sayılı CMK.nun 264/1. maddesi uyarınca sanıklar savunmanları yönünden yasa yolu ile merciinde yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin ve sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;

1-UYAP'tan çıkarılan nüfus kaydından sanık ...'ın hükümden sonra 06.05.2010 tarihinde öldüğünün anlaşılması,

2- Yakınan ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan sanıklar ... ve ...'ın eylemlerine uyan 765 sayılı TCY'nın 456/1, TCY'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 86/2, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.madeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve suçun işlendiği 13.03.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1. maddesi uyarınca; sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

III-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma, yakınan ...'a yönelik kasten yaralama ve aktif direnme suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince;

Mahkemece sanıkların birden fazla kişi ile yağma suçunu işledikleri ve bu suçla ilgili olarak 5237 sayılı TCY'nın lehe olduğu kabul edilmesine karşın, uygulama maddesinin 765 sayılı TCY'nın 149/1-c maddesi olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası kabul edilmiştir.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Yağma suçunun, TCY'nın 149/1. maddesinin (a, c ve d ) bentlerine aykırı biçimde gerçekleştirildiği düşünülmeden, temel cezanın belirlenmesi sırasında (a ve d) bendlerinin değerlendirmeye alınmaması;

2- Yakınan ...'ın soruşturma beyanında sanıkların kendisini bıçaklayarak 7 TL'sini ve cep telefonunu aldıklarını belirttiği, kovuşturma beyanında ifadesinde belirttiği 7 TL'yi sanık ...'ın, elinden alarak baktığını, "Hepsi bu mu?" dediğini, daha sonra parayı kendisine geri verdiğini ve ceketinin cebine koyduğunu, daha sonra ceketine baktığında parayı bulduğunu belirttiği, hükümden sonra ölen sanık ...'ın soruşturma aşamasında yakalandığında suça konu cep telefonunu evden getirterek yakınana iadesini sağlamış olduğunun anlaşılması karşısında TCY'nin 168. maddesinin uygulanma koşullarının ne şekilde oluşmadığının açıklanmaması,

3- Oluşa ve dosya içeriğine göre, yakınan ...'ın sanıkların bulunduğu işyerine geldiği, sanıklardan ...'ın yakınandan günlük 5 TL istediği, sanıklardan ...'nın yakınanı yüz kısmından bıçakla çehrede ... eser kalacak şekilde yaraladığı, bu işyerinden birlikte çıktıkları, yakınanın cep telefonunu ve 7 TL'sini aldıkları, ellerindeki bıçakları acı verecek şekilde yakınan ...'ın derisine batırdıkları, yakınanın kaçtığı, sanıkların tekrar peşinden geldikleri, yakınanın hayati bölgelerini hedef alarak bıçakladıkları, batın ve toraks bölgesinden, 30 gün iş ve gücüne engel olacak, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden oldukları olayda; hedef alınan vücut bölgeleri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetildiğinde, sanıkların eylemlerine bağlı olarak ortaya çıkan kastlarının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, öldürmeye teşebbüs yerine, yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,

4- Sanıkların ekip aracına binmemek için etrafta bulunan ağaçlara ve kepenklere tutunmaları biçiminde gerçekleşen eylemlerinin 765 sayılı TCY'nın 260. maddesinde öngörülen pasif direnme suçunu oluşturmasına karşın, anılan suçun 5237 sayılı TCY'da karşılığının bulunmaması nedeniyle lehe yasa uyarınca sanıkların suç teşkil etmeyen eylemlerinden dolayı beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,

5- Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

6- Sanık ...'nın yakınan ...'ı önce yüzünden aynı tartışmanın devamı sırasında vücudunun diğer bölgelerinden bıçakla yaralaması eyleminin tek suç olarak nitelendirilmesi yerine yazılı şekilde kabulü ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.