Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

12. Ceza Dairesi 2012/13617 E. 2012/21487 K.

Yargıtay 2012-10-11 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

12. Ceza Dairesi 2012/13617 E. , 2012/21487 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Öldürme Hüküm : 1- Sanık ... yönünden; Beraat 2- Sanık ... yönünden; TCK'nın 85/1,50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanık ...'in beraatine, sanık ...'nın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle,dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, Sanık ...'nın hakkında verilen mahkumiyet hükmü bakımından yapılan temyiz incelenmesinde; Olay tarihinde saat 16.30 sıralarında ölenin, sanık ...'ya ait simit tezgahından aldığı simitin ücretini eksik verdiği, sanığın bu duruma tepki vermesi üzerine ölenin kaçtığı, sanığın da parasını almak için 10-15 metre kovaladığı sırada, ölenin başka yöne kaçma imkanı varken kaçışını kolaylaştırmak için, beraat kararı verilen diğer sanık ...'in seyir istikametine göre yolun solundan 50 cm yükseklikteki bariyerden atlayarak kontrolsüz ve koşarak kaplamaya girdiği, sol şeritte seyir eden aracın ölene çarpması neticesi yaşamını yitirdiği olayda, sanığın hukuka aykırı bir eylemi olmadığı gibi ölenin bariyerleri aşarak yola gireceğini öngöremeyeceği öleni kovalamaktan ibaret eylemiyle meydana gelen ölüm arasında uygun bir illiyet bağının da bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olduğundan, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanık hakkında taksirle öldürmekten açılan kamu davası sonucu TCK’nın 85/1, 50 ve 52. maddeleri gereğince mahkûmiyetine dair hüküm dairemizce “sanığın hukuka aykırı bir eylemi olmadığı gibi ölenin bariyerleri aşarak yola gireceğini öngöremeyeceği, öleni kovalamaktan ibaret eylemiyle meydana gelen ölüm neticesi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi” gerekçesiyle mahalli mahkeme kararı bozulmuştur. Aşağıda açıklayacak olduğumuz gerekçelerle sanığın olayda taksirinin ve hareketi ile netice arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan sayın çoğunluğun bozma yönündeki düşüncesine katılmıyoruz. 1- Öncelikle nedensellik bağına baktığımızda bu bağın mevcut olduğunu görmekteyiz. Doktrinde de belirtildiği gibi “Nedensellik bağı ve bunun tespiti hukuki bir konu ve kavram değil, mantık ve insan yaşamına ait, deneylere dayanan ve kazanılan bir kavramdır. Hareket ile netice arasında doğa kanunlarına göre açıklanacak ve hayat tecrübelerimize göre belirleyeceğimiz bir husustur.” Ölüm olayı kovalamaca sonrası meydana gelmiş olup hareketle netice arasında uygun illiyet bağı vardır. 2- Bilirkişi raporunda ve olay yeri krokisinden de anlaşıldığı gibi ölenin ve sanığın bulunduğu yer etrafı demir parmaklıklarla çevrilmiş, hilal şeklinde, tüm yönlerinden araçların seyir ettiği ağaçlık bir alan olduğu anlaşılıyor. Bu alanın içinde bulunan öleni kovalayan sanığın ölenin bariyerleri geçerek yola çıkmasına sebebiyet vermekle taksiri vardır. Olayda taksirin bütün unsurları gerçekleşmiştir. Ciddi bir soruşturma yapılmış olsaydı burada sanığın bilinçli taksirinin de bulunduğu söylenebilirdi. Kısaca açıkladığımız bu nedenlerden dolayı sanığın eylemi ile netice arasında uygun illiyet bağının bulunduğu ve taksir derecesinde kusuru bulunduğundan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.