10. Hukuk Dairesi 2012/9183 E. , 2012/17412 K.
"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :312-66
Dava, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, aksi kurum işleminin iptaliyle, 23.10.2002 ilk rapor tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2002 tarihi itibarıyla maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini ve ödenmeyen aylıkların hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini istemiş olup; davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 28.ve devamı maddelerine ilişkindir. Mahkemece, prosedür kapsamında, Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmaksızın, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden alınan 08.06.2010 tarihli rapor içeriği gözetilmek suretiyle, son muayene tarihi olan 08.09.2005 tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2005 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazanıldığının tespitine ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiş olup, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 01.03.1991 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olan ve prim borcu da olmadığı anlaşılan davacının, 23.10.2002 günlü maluliyet aylığı başvurusu üzerine alınan Antalya Devlet Hastanesinin 23.10.2002 günlü sağlık kurulu raporu, davalı Kurum’un Sağlık İşlemleri Daire Başkanlığınca incelenmiş; inceleme üzerine verilen ara kararlar gereği Akdeniz Üniversitesi Hastanesinden 11.02.2004, 16.09.2004, 21.09.2004, 25.02.2005 ve en son 08.09.2005 tarihli sağlık kurulu raporları alınmıştır. Anılan raporların, davalı Kurum’a intikaliyle kurumca maluliyet konusunda verilmiş bir kararın varlığı ise, araştırılmamıştır. Diğer taraftan, hükme esas alınan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 08.06.2010 günlü sağlık kurulu raporunun, hastanın özür durumu ile davada uygulama yeri bulunmayan Balthazar formülüne göre yapılan bir hesaplamayı içermesine ve giderek sosyal sigorta sağlık işlemleri tüzük hükümlerine göre bir değerlendirmeyi içermemesi karşısında hükme dayanak yapılamaz. Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun “malûllük” başlığını taşıyan 28’inci maddesinde;bu Kanunun uygulanmasında çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği belirlenen sigortalının malûl sayılacağı, sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünün en az üçte ikisini kaybetmiş sayılacaklarının, 506 sayılı Yasaya dayalı olarak çıkarılan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğündeki esaslara göre saptanacağı belirtildikten sonra, “Raporlar” başlıklı 56’ncı maddesinde; malûllük durumunun saptanmasında, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Üniversiteler ve Kamu İktisadi Teşebbüslerine ait hastanelerin sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas alınacağı, bu raporların, Kurumca oluşturulacak sağlık kurulunda değerlendirileceği, anılan raporlar üzerine Kurumca verilen karara ilgililer tarafından yapılan itirazın ise, Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağı açıklanmıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle, yukarıda bahsedilen ve kurum ara kararları gereği alındığı anlaşılan Üniversitesi Hastanesi sağlık kurulu raporlarının incelenmesiyle verilmiş bir kurum kararının bulunup bulunmadığı davalı kurumdan sorularak belirlenmeli; bu belirleme yapıldıktan sonra, yukarıda ifade edilen yasal prosedür gereği, çalışma gücünün en az üçte ikisinin yitirilip yitirilmediği ve yitirilmişse maluliyet başlangıcı yönünden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor alınmalı, anılan kurul tarafından verilecek raporun davalı Kurum yönünden bağlayıcılığı gözetilmeli; itiraz halinde Adli Tıp Kurum’undan aynı yönde rapor alınmalı, şayet Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adlî Tıp Kurumu raporu arasında çelişki oluşursa, üst düzeydeki bu kuruluşlar arasındaki görüş farklılığı Üniversitelerin Tıp fakültelerinin konuya ilişkin Anabilim Dalı uzmanlarından oluşturulacak kurullardan temin edilecek raporla giderilmeli ve böylece dava konusu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.