Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

18. Hukuk Dairesi 2012/9161 E. 2012/10427 K.

Yargıtay 2012-10-01 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/9161 E. , 2012/10427 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde davacı, ağabeyine ait nüfus kaydını kullandığını belirterek doğum tarihinin 20.01.1980, adının da "Hazim Murat" olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; nüfusa kayıtlı olmadığını 14.04.1978 tarihinde doğan ve 6 ay sonra ölen aynı adı taşıyan ağabeyinin nüfus kaydını kullandığını, esasen kendisinin doğum tarihinin 20.01.1980 olduğunu ve çevrede "Murat" olarak tanındığını ileri sürererk doğum tarihinin ve adının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulü ile doğum tarihinin 20.01.1978, adının da "Hazim Murat" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen davacının, nüfusa kayıt edilmediği, kendisinden önce doğmuş ve nüfusa 14.04.1978 doğum tarihi ile 07.06.1978'de tescil edilip vefat ettiği halde sağ gözüken Hazim isimli kardeşinin kaydını kullandığı anlaşılmaktadır. Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 15, 31 ve 33. maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olup, nüfusa kayıt edilmeyerek kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullanması nedeniyle bu kişinin nüfusa tescil edilmesi, dolayısıyla saklı nüfustan sicile yazılması da idari işlem niteliğindedir. Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 35/1. maddesinde de "Saklı nüfus olduklarını iddia edenlerin aile kütüklerine tescil için müracaat makamı illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklardır..." şeklinde hüküm bulunmaktadır. Doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne geçirilmesinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.