Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Hukuk Dairesi 2012/8810 E. 2012/12632 K.

Yargıtay 2012-10-02 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Hukuk Dairesi 2012/8810 E. , 2012/12632 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar-karşı davacılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı-karşı davacı vekili Av. ... ile davacı-karşı davalı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Kiracı tarafından açılan dava hasılat kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kalan süreye ilişkin kazanç kaybı ve fesih tarihine kadar bakım masraflarının tahsili, kiralayanın açtığı karşı dava ise ödenmeyen 2007 yılı hasılat kirasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bakım masrafları hariç her iki tarafın davasının kısmen kabulüne karar verilmiş. Hükmü davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı-karşı davacı vekilinin taraflar arasında 16.11.2001 tarihli sözleşmenin geçerli olduğuna ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili; tapuda davalıların miras bırakanı adına kayıtlı 22 ve 23 Nolu parseller üzerine müvekkili tarafından 4.000 adet elma fidanı dikilmesi, bakımının yapılması ve meyve vermesinden başlayarak ürünün %40’ının hasılat kirası olarak ödenmesi konusunda davalılardan ... ile müvekkili arasında 2004 yılında sözlü anlaşma yapıldığını, sözleşmenin 10 yıl süreli olduğunu, 2008/Mart ayında davalının meyve ağaçlarının bakımsız bırakıldığından bahisle akdi tek yanlı feshettiğini belirterek müvekkili tarafından bakım masrafı olarak harcanan 27.980 TL ile 2008-2014 yılları arası mahrum kalınan kazanç kaybı için 50.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili ise ortaklık sözleşmesinin sözlü olmadığını, müvekkillerinin murisi ... ile davacı arasında 16.11.2001 tarihinde yazılı kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede süre kaydı olmadığını, davacının 2007 yılı ürün bedelini ödemediğini, feshin haklı nedene dayandığını belirterek davanın reddi ile 2007 yılı ürün bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece kira ilişkisinin 2004 yılına ilişkin olup davalılardan ... ile davacı arasında kurulduğu keza 2008 yılında davalı ... tarafından tek yanlı feshedildiği, feshin haksız olduğu gerekçesi ile 2008 yılı ürünü için kiracı payının davacıya, davacı tarafından ödenmeyen 2007 yılı hasılat kirasının ise davacıdan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiştir. Davacı vekili kira ilişkisinin sözlü olup 2004 yılında davalı ... ile müvekkili arasında gerçekleştiğini ve 10 yıl süreli olduğunu iddia etmiş, davalılar vekili ise kira ilişkisinin sözlü akde dayandığını reddederek taraflar arasında geçerli olan sözleşmenin müvekkillerinin murisi ... ile davacı arasında 16.11.2001 tarihinde imzalanan yazılı kira sözleşmesi olduğunu savunmuştur. Kural olarak bir hukuki ilişkinin varlığını kanıtlama yükü bunu ileri süren tarafa düşer. Kanunda kira sözleşmeleri için şekil şartı öngörülmemiştir. Bu itibarla bir kira sözleşmesi yazılı olarak yapılabileceği gibi sözlü olarak ta vücuda getirilebilir. Ancak kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem olduklarından usulü işlemin yapıldığı tarihe göre yıllık tutarı 490 lirayı aşan kira sözleşmelerinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Olayda davalılar vekili kira ilişkisinin müvekkillerinin miras bırakanı ... ile davacı arasında imzalanan 26.11.2001 tarihli ortaklık sözleşmesi ile tesis edildiğini savunmuş ve buna ilişkin ortaklık sözleşmesini dava dosyasına sunmuştur. Davacı sözleşmedeki imzasına karşı çıkmadığı gibi sözleşmenin geçersizliğini de ileri sürmemiştir. Bu nedenle mahkemenin kira ilişkisinin davacı ile davalılardan ... arasında tesis edildiğine ilişkin kabulü hatalı olup uyuşmazlığın 26.11.2001 tarihli sözleşme hükümleri çerçevesinde incelenerek bir çözüme kavuşturulması gerekir. Öte yandan kabule göre de davalı ... kira ilişkisinin tarafı olarak kabul edilmemiş olmasına rağmen onun hakkında da tahsil hükmü kurulması da doğru olmayıp hüküm belirtilen bu nedenlerle bozulmalıdır SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalılar-karşı davacılar lehine takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar-karşı davacılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.