11. Hukuk Dairesi 2012/971 E. , 2012/15335 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2011 tarih ve 2008/1474-2011/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, müvekkili şirkete uluslararası havayolu taşıması nedeniyle olan 30.11.2007 tarihli 14.500 USD meblağlı fatura borcunun 10.000 USD tutarındaki kısmını ödediğini, bakiye 4.500 USD borcunu ödememesi üzerine davalı/borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekilinin takas ve mahsup talebini kabul etmemiştir. Davalı vekili, davacı şirketin, Hong Kong’dan Almanya’nın Köln şehrine hava yolu ile nakliye işi yaptığını ancak edimini süresinde yerine getiremediği için davacıya gecikme nedeni ile 3.000 € fatura kesildiğini, davacının bu faturaya itiraz etmediğini, ancak daha sonra icra takibi yaptığını, davacının nakliye işini geciktirmesinden müvekkilinin uğradığı zararlar nedeniyle takas ve mahsup talep ettiklerini belirterek, davanın reddini ve % 40 haksız takip tazminatının davacıdan tahsilini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, davalı şirketçe, konşimento konusu malların nakliye organizasyonunda yapılan sehiv nedeniyle davacı şirket adına düzenlenen 10.03.2008 tarihli, 3.000,00 € bedelli dava konusu faturanın, davacı tarafından kabul edilmediği, davalının bu fatura karşılığı 4.500,00 USD tutarındaki zararın nasıl oluştuğunu belgeleyemediği, bu nedenle davacıya bu miktarda borçlu olduğu, davalının kendisince bilinen likid alacağa itiraz etmesi nedeni ile kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu meblağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, havayolu ile eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağına ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı tarafından, taşımanın gecikmeli olarak gerçekleştirildiğinden bahisle takas - mahsup savunmasında bulunulmuştur. Somut olayda genel hükümler uyarınca zararın saptanması, buna göre, davalının gönderdiği malvarlığının, gecikme olmasaydı bulunacağı durumu ile gecikme sonrasındaki bulunduğu durum arasındaki farkın dikkate alınması gerektiği açıktır. Davalı tarafından, takas def'inin ispatı zımnında, dava dışı alıcı firmanın kendisine kestiğini iddia ettiği 3.000.00 € tutarında bir fatura sunulmuş, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, anılan faturanın davalı defterine kayıtlı olduğu ve davalının sunduğu, alıcı firmaca düzenlenmiş 09.10.2010 tarihli yazı içeriğine göre fatura bedelinin ödenmiş olduğu saptanmış ancak, Varşova Konvansiyonu hükümlerine göre süresinde ihbarda bulunulmadığı ve zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle takas isteminin reddi cihetine gidilmiş ise de, belirtilen faturanın tercümesi yaptırılarak, davalının savunması bu çerçevede ele alınıp değerlendirilmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, dava konusu faturayı düzenleyenin, malın alıcısı olduğu gözetilerek, faturanın tercümesinin yaptırılması, denetime elverişli şekilde içeriğinin tespit edilerek anlaşılmasından sonra gerektiği takdirde bilirkişiden ek rapor alınarak yukarıda açıklanan esaslar dairesinde, sonucuna göre davalının takas - mahsup def'inin değerlendirilip karar verilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.