11. Hukuk Dairesi 2011/15567 E. , 2012/16405 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.04.2010 tarih ve 2009/591-2010/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkiline para paket sigorta poliçesi ile sigortalı iş yerinde mağaza koordinatörü olarak çalıştığı sırada zimmetine para geçirdiğini, sigortalıya ödemede bulunduklarını, zarardan davalının sorumlu olduğunu savunarak, 190.672,30 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının sigortalının haklarına halef olduğu, sigortalı, davalı hakkında hangi mahkemede dava açacaksa sigorta şirketinin de o mahkemede dava açması gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sigortadan kaynaklanan rucu istemine ilişkin olup, davacı taraf para paket sigorta poliçesi ile sigortalı iş yerinde davalının mağaza koordinatörü olarak çalıştığını, paraları zimmetine geçirmesi nedeniyle sigortalıya ödemede bulunduklarını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Mahkemece, yukarıda anılan gerekçelerle İş Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Oysa, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında İş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri İş Mahkemeleridir. Somut olayda, davacı taraf sigorta poliçesine dayanarak talepte bulunmuş olup, dava konusu olay işçi ile işveren arası ilişkiden de kaynaklanmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.