Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

4. Hukuk Dairesi 2011/13419 E. 2012/15964 K.

Yargıtay 2012-11-01 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

4. Hukuk Dairesi 2011/13419 E. , 2012/15964 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 05/07/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz olunmuştur. Davacı vekili, " ...'da Vakit " gazetesinin 01/04/2010 tarihli nüshasının 1. ve 9. sayfalarında "... Hanım'dan N'aaber?!? " ve 05/04/2010 tarihli nüshanın 11.sahifesinde " ... hanım'da böyle atanmıştı " başlığı altında davalı ... imzası ile haberlerin yayınlandığını, yayınlanan haberde davacının fotoğrafının da yayınlanmak suretiyle müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Davalılar vekili, yayınlanan haberin hukuka uygun olduğunu, eleştiri sınırları içerisinde kaldığını, davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yayınlanan yazıların davacının, bir siyasi partinin talimatı veya isteği doğrultusunda hareket ettiği izlenimi uyandırdığı ve davacının mesleki açıdan küçük düşürüldüğü gerekçesi ile her iki yayın içinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu, ...'da ... " gazetesinin 01/04/2010 tarihli nüshasının 11. Sayfasında davalı ... imzası ile " ... 'den rol çalmış olamaz mı?" başlıklı yazının içerisinde "...Demek ki, neymiş; "Kıçın göründü" diye "koyun"lara gülen "keçi"ler, "kendi kıçlarının sürekli açık olduğunu" unutmamak zorundaymış!.. "Kendi geçmişleri"nde hiçbir "ayıp, açık, şaibe ve gölge" bulunmamalı ki; başkalarına lâf söylemeye hakları olsun!.. ... Parti kurmayları, şimdi deseler ki; "Bizim rol modelimiz ...'dir!.. Biz bu işlemi yaparken ...'yi örnek aldık.. Çünkü, o anda Anayasa Mahkemesi Başkanvekili olan ...'nun durumu ...'dan farksızdır!.. Çünkü ... Hanım da ilk önce müsteşar yapılmış, yani üst düzey bürokrat sıfatını kazanması sağlanmış, daha sonra da Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanmıştır! "...Peki, ... da mı böyle yapıyor?.. Kendisini oraya getiren ...'ye "diyet borcu"nu mu ödüyor?.. "367 ucubesi"nde, sırf "...'ye kıyak" olsun diye mi "...'nin talebi doğrultusunda" oy kullandı?....cümlelerinin yer aldığı görülmüştür. -/- -2- 2011/13419-2012/15964

Yine dava konusu, 05/04/2011 tarihli yayında ise "Bugüne kadar yaptığı yayınlarda; "doğru"ya daima sahip çıkan, "yanlış"ların ise her daim karşısında olan Vakit, geçtiğimiz Cuma günü manşetten verdiği "Ankara'da pis oyunlar" başlıklı haberinde; oynanmak istenen oyunları tek tek deşifre" etti... "... Parti'de çatlak" haberlerinin de, "korsan liste" girişimlerinin de, "pis, iğrenç ve mide bulandırıcı entrikalar" olduğunu tek tek gözler önüne serdi, Vakit, geçen hafta; geçmişte tezgâhlanan bir oyunu daha deşifre etti... 'ın Anayasa Mahkemesi Yedek Üyeliği'ne atanmasına karşı çıkan ve hatta onun, ileride "diyet" ödeyeceğini iddia eden ...'lilere, ...'nu hatırlattı...Öyle ya; ..., Anayasa Mahkemesi Başkanı iken, Anayasa Mahkemesi'nde raportör olan ... da; Anayasa Mahkemesi'ne üye olmasının gerçekleşmesi için ...'li Bakan ... tarafından müsteşar yardımcılığına getirilmişti!.. 'Üst düzey bürokrat' sıfatını kazanması için Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevine atanan ..., 19 Aralık 1995'te Anayasa Mahkemesi asil üyeliğine atanmıştı... 'in ...'nun atanma sürecini bütün ayrıntılarıyla gözler önüne sermesinden sonradır ki; ...'liler, bu konuyu bir daha ağızlarına almadılar!.. Öyle ya; onlar ... deseler, başkaları da ... diyecekler!.." sözlerinin yer aldığı görülmektedir. Dava konusu yazılar, bir bütün olarak değerlendirildiğinde, o günlerde Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa Mahkemesi Üyeliğine atanan ...'ın göreve getirilmesine ... tarafından karşı çıkılması hususlarında eleştiri yapıldığı, ...'nin tutumu konusunda yazarın görüşlerini dile getirdiği, davacıya yönelik matufiyet bulunmadığı, yazıların hukuka aykırılık unsuru taşımadığı ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/11/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M)

KARŞI OY YAZISI

Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 01/04/2010 tarihli yazıda kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarına açıkça saldırı niteliğinde bulunmasına göre bu yayın yönünden dairemiz çoğunluğunun bozma kararına katılmıyorum.01/11/2012