4. Hukuk Dairesi 2011/11399 E. , 2012/15182 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vdl. tarafından, davalı ... aleyhine 17/03/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı vekili, davalının el kol hareketi yaparak, müvekkiline eşi ve çocuklarının önünde küfür ettiğini, demirle müvekkilinin aracının ön camını kırdığını, müvekkilinin eşi ve çocuklarının korku ve panik yaşadıklarını beyan ederek maddi ve manevi tazminat istemli eldeki bu davayı açmıştır. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının, davacı ...'a karşı birden fazla suç işlemiş olması ve yine davacı ...'un da belli oranda davalıya karşı eyleminin olduğu gerekçesi ile davacılar yararına maddi ve manevi tazminat takdir edilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve öldürme (BK 47) ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49).Bunlardan T.M.K.’nun 24. maddesi ile BK’nun 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nun 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nun 49.maddesi uygulanır. TMK’nun 24. ve BK’nun 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar yada kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıkların, açıklananlarla çevrelenmesine, davaya konu olayda davalının, davacı ...'un eş ve çocukları olan davacılar Birsen, Pınar ve Oğuzhan'a yönelik herhangi bir haksız eyleminin olmaması, olayın bu çerçeve dışında kalmasına göre manevi tazminat isteği davacılardan Birsen, Pınar ve Oğuzhan açısından reddedilmelidir. Yerel mahkemece, anılan yönler gözetilmeksizin davalı tarafın manevi tazminatla sorumlu tutulmuş olması bozmayı gerektirir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bente açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.