Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2011/8891 E. 2012/15414 K.

Yargıtay 2012-10-08 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2011/8891 E. , 2012/15414 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2011 tarih ve 2011/102-2011/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının maliki olduğu araçla yaptığı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan ...’ın öldüğünü, davalının kazada kusurlu olup, davalıya ait aracın kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesinin olmadığından müvekkili tarafından ölenin mirasçılarına tazminat olarak toplam 15.216 TL ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara rücu hakkı bulunduğundan davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, ancak davalının takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve % 40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kazada müvekkilinin tam kusurlu olmadığını, davacının kötü niyet tazminatı isteminin yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu trafik kazasında davalının tam kusurlu olduğu, kazaya karışan aracın kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmadığı, davacı tarafından kazada ölenin anne ve babasına ödenen 15.216 TL tazminat miktarının yasal zorunluluktan doğduğu ve sorumlusuna rücu edileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, takibe konu alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı vekilinin temyizine gelince, asıl alacak, icra dosyasında 15.216 TL talep edildiği gibi, bu miktar üzerinden harçlandırılarak itirazın iptali istemiyle dava açıldığı ve dava bu miktar üzerinden kabul edildiğine göre, alacağın likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirmediğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünde yer alan “Tarifesine göre takdir olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin çıkarılarak, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 699,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.