11. Hukuk Dairesi 2011/8414 E. , 2012/15636 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2011 tarih ve 2007/253-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının tavan ve duvar birleştirme profili isimli faydalı model ve tasarımının bulunduğunu, tasarım ve faydalı modelin yenilik unsuru taşımadığını, benzerlerinin daha önceden kamuya arz edildiğini ileri sürerek, davalının tasarım ve faydalı modelinin hükümsüzlüğünü, davalının tasarımının müvekkilinin fuga profil tasarımına benzemediğinin 554 SK'nun 61. maddesi uyarınca tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tasarım ve faydalı modellerinin yenilik unsuru taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının tasarım ve faydalı modelinin yenilik unsuru taşımadığı, davacının 554 SK'nun 61. maddesi uyarınca tescil sahibi kimseye noter aracılığıyla ihtarname göndermediği, bu surette dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının tasarım ve faydalı modelinin hükümsüzlüğüne, menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, faydalı model ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve 554 Sayılı KHK’nin 61. maddesi uyarınca talep edilen menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davacının faydalı model ve tasarıma yönelik taleplerinin kabulüne, menfi tespit isteminin ise reddine karar verilerek, yargılama giderinin ½ kısmından davacının sorumluluğuna hükmedilmiştir. Oysa, davacının birbirinden bağımsız üç ayrı davaya konu olabilecek taleplerinden ikisi kabul edildiğine göre,davanın kabul ve ret oranına göre yargılama giderinin 1/3 kısmından davacının sorumlu olması gerekir. Ayrıca, davacı taraf bilirkişi ücreti olarak toplam 2.050 TL ödeme yaptığı halde, hüküm fıkrasında 1.600 TL üzerinden yargılama giderinin hesaplanması da doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 5. fıkrasının çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yapılan 2.050 TL bilirkişi ücreti, 15,30 TL harç ve 179 TL posta gideri toplamı 2.244,30 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 2/3 kısmı olan 1.496,20 TL’nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine “, yine hükmün 7. fıkrasının çıkartılarak yerine “Davalı tarafından yapılan 4 TL posta giderinin kabul ve ret oranına göre 1/3 kısmı olan 1,33 TL’nin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine “ ibareleri hüküm fıkralarına eklenerek bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.