11. Hukuk Dairesi 2011/7478 E. , 2012/15692 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/02/2011 tarih ve 2006/365-2011/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin tescilli tasarımlarının davalılar tarafından taklit edilmek suretiyle üretildiğini, satıldığını, bu taklit ürünlerin katoglarında kullandıklarını, davalıların bu eyleminin müvekkilinin tescilli tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalıların eylemlerinin müvekkilini tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, asıl dava da 200.000 TL maddi tazminatın ve 200.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline birleşen davalar da ise 10.000 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın faizyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar vekili, davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici niteliğe haiz olmadığını, müvekkillerinin davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil eden eylemelerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Şengören, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar tarafından üretilen/satılan tasarımların büro mobilyası kapsamında, farklı tasarım girdileri taşıyan ve bilgilenmiş kullanıcı gözü ile ayırt edilebilir özellikler taşıyan tasarımlar olduğu, davalılar tarafından kullanılan mobilya tasarımlarının davacı tasarımları ile benzerlik göstermediği, bu nedenle davacının tasarım hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, asıl ve birleşen davalarda davalı aleyhine ayrı ayrı maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece davacının tazminat istemleri ret edildiğine göre ret edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin her birisi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mümeyyiz davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 45,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davalılara iadesine, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.