Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Ceza Dairesi 2008/22454 E. 2012/18696 K.

Yargıtay 2012-11-01 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Ceza Dairesi 2008/22454 E. , 2012/18696 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık- Kendiliğinden Hak Alma (Tehdit), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma HÜKÜM : 1- Sanık ...: TCK 492/1, 55/2, 59/2, 647/6 1 yıl 1 ay 10 gün hapis erteleme 2- Sanık ...: TCK 109/2-3, 29, 62 CMK 326/son, 3 ay 1 gün hapis 2 kez(109/2-3, 62 CMK 326/ son 2 ay 1 gün hapis, 109/2-3, 62 3 yıl 4 ay hapis, 106/2- a-c, 62 1 yıl 8 ay hapis

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ve katılan ... tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanık ... ve Katılan ...'ün temyiz talepleri hakkında yapılan incelemede;

19.06.2007 günü Sanık ... ve katılan ...’ün yüzüne karşı verilen ve süresinde temyiz edilmeyen hükmün, gereksiz yere 02/10/2007 tarihinde yeniden tebliği temyiz süresinin başlangıcını değiştirmeyeceğinden, yasal süre içerisinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık ... ve katılan ...'ün temyiz isteklerinin ve duruşma taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,

II-Sanık ... hakkında yakınanlar ..., ..., ... ve ...’e yönelik işlediği Kişiyi Hürriyetinden yoksun kılma suçdan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

III- Sanık ... Hakkında katılan ...’e yönelik işlediği tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince ;

Sanık ...’in katılan ...’in oğlu ...’in telefonunu çaldığını öğrenmesi üzerine ...’i kaçırıp döverek telefonunu istediği ancak telefonu bu şekilde elde edemeyince bir arkadaşı ile beraber saat 22:30 sıralarında yakınanın evine giderek 1250 TL. bedelli bir senet imzalattığı, bir tane de çalınan telefon getirildiğinde senedin verileceğini belirten ve altında katılan ...’in eşi ve oğlunun da imzalarının bulunduğu bir belge daha tanzim ettiği olayda sanık ... hakkında eylemin 308/1.maddesindeki suçu oluşturduğuna dair 25.12.2002 gün ve 2001/544-2002/320 sayılı kararının dairemizin 09/02/2006 tarihli kararı ile eylemin 765 sayılı TCK 497/1, 522, 81/3 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın ise 149/1-a-c-d maddelerine uyması sebebi ile bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılamada ise 05.12.2006 tarihli oturumda “usul ve yasaya uygun bulunduğu” gerekçesi ile bozma ilamına uyulmasına karar verildiği; bozmaya uyma kararlarının sonradan dönülmesi olanaklı ara kararı niteliğinde bulunmadığı dikkate alındığında; 19.06.2007 tarihli kararın, delillerin tartışılıp, değerlendirilmesi ve sonuç kısımında “...'ün babası katılan ...'ten 1.250.000 TL'lık senedi ele geçirilemeyen silah zoru ile imzalattığı ve cep telefonu geri getirildiğinde senedin geri verileceği ve de 200 milyon mükafat verileceği yolunda bir senedin birlikte imzalandığı anlaşılmış bu konuda mahkememizce de kesin yargıya varılmıştır” denilmesinden sonra hüküm kısmında bu kere “senedin ele geçmemesi sebebi ile hükme haiz bir senet olup olmadığı belirlenemediğinden sanığın eyleminin yağma olarak değerlendirilemeyeceği ancak sanığın katılana borçlu olduğuna dair belge imzalatmak suretiyle tehditte bulunduğu anlaşılmakla” denilip; suçun vasıflandırılmasında duraksamalara neden olup kendi içinde de çelişen ve bozma ilamına uyma kararının da özüne aykırı olacak şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi-tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.