Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2010/12002 E. 2012/16558 K.

Yargıtay 2012-10-18 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2010/12002 E. , 2012/16558 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DOSYA : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2006/385 Esas.

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/06/2010 tarih ve 2009/25-2010/409 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Hüseyin Ulus ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin 1300 adet hisse ile Et - Ba Bursa Ortak Girişim Hayvancılık Tarımsal ve Su Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. nin ortağı olup, 02.12.1998 tarihli genel kurulda şirketin davalı ...'na tasfiyesiz devri kararı alındığını, genel kurul kararının iptali istemi ile müvekkilince açılan davanın reddedilip, genel kurul kararının kesinleştiğini, davacının ortak olduğu şirketin davalı ...'na TTK’nun 454. maddesine dayanılarak yapılan devrin "infisah hakkındaki" hükümlere göre olması gerektiğini, anonim şirketin infisah ve tasfiyesinde pay sahiplerinin pay değerlerinin tespitinde, şirketin özvarlığının hesaplanarak pay sahibinin pay değerinin belirlenmesi gerektiğini, oysa şirketin davalıya devrinden sonra davalı tarafından şirket bilançosunda kayıtlı cüz'i rakamlara göre müvekkili hissesinin hesaplanarak adına 15.046.721.300TL ödenilmek istendiğini, yasaya aykırı hesaplamayla çıkarılan bu meblağı müvekkilinin kabul etmediğini ileri sürerek, davacının ortağı olduğu şirketin devrine karar verildiği genel kurulun yapıldığı tarih olan 02.12.1998 tarihindeki şirketin özvarlığının ve bu özvarlığa göre hisse değerlerinin tespiti ile şimdilik davacı hisselerine karşılık 100.000.000.000 TL’nın 02.12.1998 tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davada da 11.02.2005 tarihli rapor ile müvekkilinin hissesinin toplam değeri 142.540.873.475 TL olarak hesaplandığından bakiye 42.540.873.475 TL’nin 02.12.1998 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, davacının davalı kuruma katılan şirkette 13.000 adet pay sahibi olduğunu, 11.12.1998 tarihli devir sözleşmesinin 8 ve 9. maddelerinde öngörülen esaslara göre davacıya ödenecek bedelin tespit edildiğini, davacının sahip olduğu payların rayiç bedellerinin hesaplanması yönündeki talebinin yolsuz olduğunu, devir bedelinin 28.01.1999 tarihinde davacının banka hesabına ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan ve benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait 1.300 C grubu hissesine 15.046.721.300 TL ödeyerek her bir hisseyi 11.574.401 TL’ye devir almak istediği, 02.12.1998 tarihinden önce yapılan satışların nitelikleri, satış bedelleri ve tarihleri dikkate alındığında davacıya ödenmek istenen miktarın çok düşük olduğu, davalı tarafından tasfiyesiz devir alınan Et-Ba A.Ş.’nin 02.12.1998 tarihi itibariyle özvarlığının taşınmazların rayiç değeri, taşınmazların o tarihteki konumu ve imar durumu, emsal satışlar, bina ve makine değerleri, eskime payları nazara alınarak serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplandığında binalar, arsa ve makine-teçhizatlar dahil 2.413.019.602.935 TL olduğu, davacının 1.300 hissesinin değerinin ise 02.12.1998 tarihi itibariyle 197.464.695.675 TL olarak hesaplandığı, ancak davacı daha önce yaptırılan bilirkişi incelemesinde belirlenen 142.540.873.548 TL bedele itiraz etmediğinden bu bedelin davacı yönünden kesinleştiği, davacı, davalıyı BK'nun 101/1maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde temerrüde düşürmediğinden dava tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, davalı tarafından yatırılan 15.046.72 TL’nin davacı tarafından alınmayıp taraflar arasında karşılıklı olarak bir kaç kez iade edildiği, bu durumda tevdi mahalli tayin ettirme yükümlülüğü davalıya ait olduğundan davalının 15.046.72 TL için de temerrüt faizi ödemesi gerektiği kanaatiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile asıl davada 100.000,00.-TL’nin, birleşen davada ise 42.540,87.-TL’nin dava tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine aşağıda yazılı bakiye 6.359,95 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.