11. Hukuk Dairesi 2012/9938 E. , 2012/13347 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/11/2011 tarih ve 2011/119-2011/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili, müvekkili şirket ile karşı taraf/borçlunun müdürü olduğu talep dışı Haniteks Örme Giyim Tic. Ltd. Şti. arasında uzun zamandır ticari bir faaliyetin bulunduğunu, ancak bu şirketin, bir süredir ödeme güçlüğü içinde bulunması nedeniyle müvekkili şirkete olan borçlarını ödeyemediğini, karşı taraf/borçlunun, 20.10.2011 tarihli Şahsi Kefalet Sözleşmesi ile talep konusu bonoyu, müdürü olduğu şirketin borçlarının teminatı olarak müvekkiline verdiğini, ancak buna rağmen vadesi gelen ve karşılıksız kalan çekleri ödemediğini ve mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, İİK'nun 257/2 maddesi uyarınca 31.12.2011 tarihinde vadesi dolacak 1.173.098 TL bedelli senet ile teminata bağlı olmayan alacaklarının muaccel olduğunun kabulü ile borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ve boşanma protokolü ile talep dışı eşi ... (...) adına kayıtlı olup, karşı taraf/borçluya devri gereken taşınmazın ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, talep konusu bononun vade tarihinin, 31.12.2011 olup, talep tarihi itibariyle henüz vadenin gelmediği ve İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde sayılan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili temyiz etmiştir. İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK'nın 257/1. maddesine göre, ihtiyati haciz isteyebilmenin şartı, alacağın muaccel olması ve ardından rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Kural olarak müeccel bir alacak için ihtiyati haciz istenemez ise de, İİK'nın 257/2. maddesine göre, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı halinde vadesi gelmemiş bir alacaktan dolayı da ihtiyati haciz istenebilir. Bunlar, borçlunun belli bir yerleşim yerinin olmaması ile borçlunun, taahhütlerinden kurtulmak amacıyla, mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanması veya kendisinin kaçması veyahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halleridir. Bu sebepler sınırlı olup, müeccel alacaklar için başka sebeplerle ihtiyati haciz istenemez. Böyle bir durumda alacaklının, alacağı ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı, özellikle borçlunun borçtan kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye veya kaçırmaya hazırlandığı hakkında, mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi gerekir. Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir. Mahkemenin, alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterlidir. Bu açıklamalar ışığında, somut olayda, mahkemece, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekiline, yukarıda anlatıldığı üzere alacağı ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi için fırsat verilmeden, alacağın muaccel olmaması nedeniyle talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu gerekçeyle ihtiyati haciz isteyen/alacaklı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın ihtiyati haciz isteyen/alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.