Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2012/9307 E. 2012/13224 K.

Yargıtay 2012-09-13 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2012/9307 E. , 2012/13224 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/07/2010 gün ve 2010/340-2010/420 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/04/2012 gün ve 2010/15561-2012/6242 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesi nezdinde vadeli mevduat hesabı bulunduğunu, 06.04.2005 tarihinde müvekkilinin evine ablası ile birlikte misafirliğe gelen ...'ün sohbet sırasında banka hesabını öğrenip nüfus cüzdanını çaldığını, daha sonra eşi ... ile birlikte notere giderek ... isimli bir kişinin resmini yapıştırıp bu nüfus cüzdanı ile müvekkili adına ...'yı vekil tayin eden bir vekaletname hazırlattıklarını, ...'nın da vekili sıfatıyla müvekkilinin hesabında bulunan 21.706,16 TL'nı 11.04.2005 tarihinde çektiğini, davalı bankanın gerekli özeni göstermesi halinde ... tarafından vekaletname ile birlikte ibraz edilen nüfus cüzdanındaki resmin müvekkilinin dosyasındaki resme benzemediğinin, yine imzaların tamamen birbirinden farklı olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin adres, kimlik ve imza bilgilerinin noterce onaylandığı vekaletnameye dayanarak işlem yapmasının doğal olduğunu, kaldı ki vekaletnamede davacının müvekkili banka şubesindeki hesabından para çekme yetkisinin dahi verildiğini, olayda hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşan davacının ve sahte nüfus cüzdanını kontrol etmeden vekaletname düzenleyen noterin ağır kusurlu bulunup müvekkiline kusur yüklemenin hakkaniyetle bağdaşmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sahte vekaletnamenin düzenlenmesinde etkili olan nüfus cüzdanını evine gelen misafirin eline geçecek şekilde iyi saklamaması sebebiyle olayın meydana gelmesinde kusurlu olup, kusur oranının %20 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.364,92 TL'nın 11.05.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.04.2012 günlü ilamıyla onanmıştır. Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.