Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Hukuk Dairesi 2012/6129 E. 2012/11341 K.

Yargıtay 2012-09-11 Yüksek mahkeme 2 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Hukuk Dairesi 2012/6129 E. , 2012/11341 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili müvekkilinin, davalının fiziksel şiddetine maruz kaldığını, ziynetlerini ve kişisel eşyalarını alamadan müşterek konuttan ayrılmak zorunda kaldığını belirterek dava dilekçesinde bildirdiği çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise dava konusu eşyaların zaman içerisinde yıpranıp değer kaybına uğradığını, eşyalardan yıpranma payının düşülmesi gerektiğini, ziynetlerden 1 adet altın set, 7-8 adet bilezik ve yüzüklerden bir kısmının ortak ihtiyaçlar için bozdurulduğunu kalanının ise davacı tarafından beraberinde götürüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece davalının bulunmadığı 21.05.2009 tarihli ilk oturumda taraflara delillerini ve tanık listesini dosyaya sunması için 20 günlük kesin süre verilmesine, kesin süreye riayet edilmemesi durumunda delil bildirmekten vazgeçmiş sayılacağının ihtarına şeklinde karar verilmiştir. Tayin edilen süreden sonra davalı vekili tarafından bildirilen tanık listesi ise kesin süreye uyulmadığından bahisle reddedilmiştir. Usulü işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK’nun 160.maddesi ve bunun karşılığı olarak düzenlenen 6100 sayılı HMK’nun 91.maddesi hükmüne göre verilen süreler iki tarafa tefhim veya tebliğden itibaren işlemeye başlar. Belirtilen bu kanun hükmü doğrultusunda davalıya tanınan kesin süreye ilişkin ara kararının hukuki sonuç doğurabilmesi için usulüne uygun olarak tefhim veya tebliğ edilmiş olması gerekir. Yokluğunda verilen ara kararının davalıya ihtar edilmiş sayılması açıklanan kanun hükmü ile bağdaşmaz. O nedenle davalı tarafından sunulan delil dilekçesinin reddedilerek davalı tanıkları dinlenilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.