11. Hukuk Dairesi 2011/7010 E. , 2012/14101 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2010 tarih ve 2009/168-2010/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “rodi” markasının tescilli olduğunu, davalı şirketin “Rodin Hills” markası için tescil başvurusuna müvekkilinin yaptığı itirazın TPE tarafından reddedildiğini, müvekkilinin rodi markasının önüne ve sonuna getirdiği eklerle markalar zinciri oluşturduğunu, davalı markasının müvekkili markasına benzediğini ve karıştırılmasına yol açacağını ileri sürerek, davalı şirket adına tescil edilen markanın iptalini ve kaydının terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin tescil başvurusuna davacının itiraz etmediğini, markasının davacıya ait markaya benzemediğini, davacının ve müvekkilinin faaliyet gösterdiği sektörde hedeflenen tüketicinin gençlerin ve bilinçli tüketicinin yer aldığı spor giyimi olması nedeniyle davacıya ait markayı bilebilecek ve ayırt edebileceklerini savunarak, davanı reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraf markaları karşılaştırıldığında yüksek düzeyde görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici kitlesinin markaların aynı ticari işletmeye ait olduğu konusunda kuşkuya düşme ihtimallerinin yüksek olduğu, davacının markasının giyim sektöründe tanındığı, davalının markasının tescili edilmesinin davacının tanınmış markasını erozyona uğratacağı ve davalıyı da haksız kazanç sağlayacağı, davanın TPE'nin herhangi bir kararının iptaline yönelik olmadığı, davalı markasının hükümsüz kılınmasının davalı TPE'nin menfaatinin zarar görmesine neden olmayacağı, dolayısıyla davalı TPE'nin pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı TPE aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.