11. Hukuk Dairesi 2011/6775 E. , 2012/14372 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2011 tarih ve 2009/273-2011/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 2004,2005,2006,2007 ve 2008 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 28/05/2009 ve 29/06/2009 tarihlerinde yapıldığını, ancak genel kurulun yetkisi bulunmayan yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrıldığını, 29/06/2009 tarihli toplantıda davacı en az 1 ay süreyle erteleme istediği halde talep hakkında oylama yapılmaksızın ve yetkisiz komiserin açıklamalarıyla yetinilerek toplantıya devam edildiğini, karın dağıtılmaması konusunda alınan kararın adalet ve hakkaniyet ilkelerine, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 28/05/2009 ve 29/06/2009 tarihli olağan genel kurul toplantılarının ve bu toplantılarda alınan kararların yoklukla sakat ve geçersiz olduklarının tespitine ve iptaline, dava konusu genel kurul kararlarında yönetim kurulu üyeleri ve denetçi seçimi de yapıldığından şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, genel kurul toplantılarının ve alınan kararların hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, şirket ana sözleşmesinde görev süresi sona eren yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, mevcut yöneticilerin yönetim kurulu üyeliği görevlerinin yenileri seçilene kadar devam edeceği, bu durumda süresi dolan yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırmasında bir usulsüzlük olmadığı, öte yandan şirket organsız kalmadığından kayyım tayinine de gerek bulunmadığı, davacının ikinci toplantıdaki ikinci erteleme talebi hakkında genel kurulca şeklen bir karar alınmamış olmasının genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirmediği, zira ilk ertelemeden sonra davacıya gönderilen 10/06/2009 tarihli ihtarnamede şirketin alım satımlarına ve mizanlarına ilişkin detaylı açıklamaların ticari sır olarak değerlendirmesi ve bu konularda bilgi vermemesinin TTK'nun 377.maddesi anlamında "itiraz edilen hususlarda yeterli açıklama verilmemiş olması" olarak değerlendirilemeyeceği, buna karşın ilgili yılların kârından kanun ve ana sözleşmede yazılı olan yedekler ayrıldıktan sonra kalan kısmın ortaklara dağıtılmayarak olağanüstü yedeklere aktarılması" kararıyla ilgili dönemlerin kârının pay sahiplerine dağıtılmaması ve fevkalade yedek akçe olarak ayrılmasının, TTK'nun 469/2.maddesi hükmü anlamında haklı bir sebebe dayanmadığından pay sahiplerinin kâr payı hakkının bertaraf edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, genel kurulda alınan “..ilgili yılların kârından kanun ve ana sözleşmede yazılı olan yedekler ayrıldıktan sonra kalan kısmın ortaklara dağıtılmayarak olağanüstü yedeklere aktarılmasına” ilişkin kararın iptaline,diğer kararların iptali ve şirket yönetimine kayyım atanması isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.