11. Hukuk Dairesi 2011/5677 E. , 2012/12993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2010 tarih ve 2008/2153-2010/1871 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin gıda mamülleri üzerine ticaret yaptığını, davalılardan ... tarafından keşide edilen 20/10/2008 tarihli 6.000,00 TL bedelli, davalı Şengüller A.Ş. namına düzenlenmiş Garanti Bankası'na ait çekin son hamili olan ...'den alacağına karşılık ciro yolu ile devraldığını, diğer davalıların ciranta olduğunu, çekin bankaya ibrazı sırasında çekin tarihinde tahrifat olduğu belirtilerek bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek 20/10/2008 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi, %10 çek tazminatı ve %0,3 çek komisyonu ile birlikte 6.000,00 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı banka vekili, müvekkilinin çek borcundan kaynaklı herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, çek keşidecisinin yükümlü olduğunu, çek üzerinde tahrifat gerçekleşmiş olsa dahi tekrar tahsilinin mümkün olmadığını, bu durumun davacıya izah edilmesine rağmen çek aslının teslimden kaçınıldığını, dava konusu edilen çeke ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, zira çekin bankadan çalınmış olabileceğini, çekin daha önce bankaya ibraz edilerek 22.10.2007 tarihinde tahsil edildiğini, davacının uğradığı zarar ile müvekkili banka arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., çekin vade tarihinin 20/10/2007 olmasına rağmen 2008 olarak tahrif edildiğini, çekin 22.10.2007 tarihinde tahsil edildiğini savunarak davanın reddini etmiştir. Davalı şirket vekili, çekin tahsil edilerek çek yaprağının bankaya teslim edildiğini, bedeli ödenen çek yaprağının çalınması nedeniyle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesindeki ... ve banka aleyhine açılan dava dosyası birleştirilerek, dava konusu edilen ve keşidecisi ... olan diğer davalı Şengüller Telekomunikasyon A.Ş. adına düzenlenen çekin lehtar tarafından süresinde bankaya ibraz edildiği ve ödendiği, bu nedenle keşideci ve lehtarın mevcut olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, ancak tahsil edilen çekin davalı bankanın kusuru ile yeniden tedavüle çıktığı, keşide tarihi tahrif edilerek bir kısım davalılardan davacıya ulaştığı, bankanın objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dolayı sorumlu olduğu, çekin sadece keşide tarihinin tahrif edilmesi nedeniyle daha önce tahsil edildiğinin anlaşılmasının mümkün olmadığı, çekin hangi aşamada diğer davalıların ellerine geçtiği ve bankadan ne şekilde çıktığının belirlenemediği gerekçeleriyle davalı banka yönünden davanın kabulüne, 6.000,00 TL'nın 20/10/2008 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalılara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir. Dava, daha önce davalı muhatap bankaya ibraz edilerek tahsil edilen, ancak keşide tarihinde değişiklik yapılıp yeniden tedavüle konulan çeke dayalı alacak istemine ilişkindir. Dava konusu, keşidecisi davalı ... ve lehdarı davalı Şengüller Telekominikasyon A.Ş., keşide tarihi 20.10.2007 olan, 6.000 TL bedelli çekin 22.10.2007 tarihinde lehdar tarafından davalı bankanın Hasanpaşa Şubesi'ne ibraz edilerek çek bedelinin tahsil edildiği, akabinde, anlaşılamayan bir şekilde çekin davalı bankadan çıkarılıp keşide tarihinin 20.10.2008 olarak değiştirildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı tarafın, bu çeki 04.10.2008 tarihinde mal sattığı ... isimli şahıstan devraldığını bildirdiği, nitekim çek incelendiğinde de, ... tarafından davacıya ciro edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, daha önce tahsil edilen çekin, tekrar tedavüle konulması nedeniyle davalı bankanın kusurundan söz edilebilirse de; davacı tarafın öncelikle bu çeki ciro yoluyla devraldığı ve ticari ilişkisi bulunan kendi âkidi, davalı ... aleyhine dava açarak veya takipte bulunarak, alacağını bu şahıstan talep etmesi ve alacağını tahsil edememesi durumunda davalı banka aleyhine husumet yönelterek talepte bulunması gerekirken, yalnızca davalı bankanın kusurlu olduğu kabul edilerek, banka aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.