Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

11. Hukuk Dairesi 2011/2721 E. 2012/11653 K.

Yargıtay 2012-07-02 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

11. Hukuk Dairesi 2011/2721 E. , 2012/11653 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/10/2010 tarih ve 2008/241-2010/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, franchise alan müvekkili ile davalı arasında “Otantik Franchise Sözleşmesi” yapıldığını, davalıya “Otantik Kumpir” isim hakkı bedeli 30.000 USD, franchise sistemine giriş bedeli olarak 10.000 USD, dekorasyon için 60.000 USD ödendiğini, ayrıca dükkan kiracısına 150.000 TL hava parası verildiğini, davalının 04.01.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi 9/1-f maddesine göre tek taraflı olarak haksız bir şekilde feshettiğini ve müvekkilinin haksız fesih nedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 7.000 TL’nin ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı denetimlerde davalının sistem standartlarına uymadığının tespit edildiğini, yapılan bildirimlere ve verilen süreye rağmen eksikliklerin giderilmediğini, sözleşmenin bu nedenle haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının “Otantik Kumpir” markası sahibi iken davacıyla 01.09.2006 tarihinden itibaren 7 yıl geçerli olacak şekilde franchise sözleşmesi imzaladığı, davalının davacıya gönderdiği birden çok yazıyla eksikliklerin giderilmesini istediği, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davacı eksikliklerin giderilmiş olduğu bildirse de daha sonra yapılan denetimlerde eksikliğin devam ettiğinin anlaşıldığı, davalının 04.01.2008 tarihli ihtarnameyle istenilen standart sağlanmadığından (personelin şapka, önlük, eldiven giymemesi, hijyen kurallarına uyulmaması, ürünlerin bozulmuş olması, işletme görselliğinin sağlanmaması vs.) sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, 60.000 USD dekorasyon masraflarının sözleşme gereğince franchise alana ait olduğu, giriş bedeli 10.000 USD’nin sözleşmenin 5.5.c maddesi gereğince haklı nedenle fesihte istenemeyeceği, dükkan için kiracıya ödenen 150.000 TL hava parasının da davacıya ait bir gider olduğu, 30.000 USD isim hakkı bedelinin davacının sistemde yer almasının karşılığı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Dava, franchise alan davacının sözleşmenin feshinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki 01.09.2006 tarihinden itibaren geçerli franchise anlaşmasının 5.5.c maddesinde davacının davalıya aylık gelirden önceki brüt gelirin %5’ini isim hakkı bedeli altında fatura mukabilinde ilgili ayı takip eden ayın 15. gününde ödemeyi kabul ettiği kararlaştırılmıştır.Yine taraflar arasındaki 25.08.2006 tarihli protokolde davalının davacıdan 30.000 USD isim hakkı bedelini peşin ve nakden aldığı düzenlenmiştir. Mahkemece alınan 01.06.2010 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, davacının davalıya aralarındaki 25.08.2006 tarihli protokol gereğince 30.000 USD isim hakkı bedelini avans olarak peşin olarak verdiği, sözleşmenin geçerli olduğu 01.09.2006 ile 04.01.2008 tarihleri arasında davacının davalıya isim hakkı olarak yaptığı/yapacağı ödemelerin mahsup edilmesi sonrası kalan meblağın davacı alacağı olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, bu doğrultuda inceleme yapılmak suretiyle, davacı tarafından sözleşmenin geçerli olduğu tarihler arasında sözleşme hükümleri gereğince davalıya ödenen veya ödenmesi gereken isim hakkı bedeli tespit edilerek, bu miktarın protokolle avans olarak verilen 30.000 USD’den mahsup edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.