11. Hukuk Dairesi 2012/7151 E. , 2012/11123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2012/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, davacının soyut iddialarına dayalı olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, oysa ki ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep edenin, talebinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, davacının müvekkiline kişisel husumet beslediğini, ihtiyati tedbir kararında geçen "mutad iş" kavramının uygulamada sıkıntılara yolaçabileceğini, tedbir kararı nedeniyle fabrikanın iş yapamaz duruma geldiğini, ileri sürerek tedbir kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. İhtiyati tedbir talep eden vekili, davalının tedbire rağmen son günlerde 1.000.000,00 Dolar civarında para hareketi sağlayarak tedbire aykırı hareket etmek suretiyle şirketi borçlandırdığını, tedbir nedeniyle fabrikanın ve şirketin zarara uğramasını istemediklerini, fabrikanın normal üretim faaliyetine devam etmesi için ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını, ancak, şirketin yeni borçlar altına sokulmasına razı olmadıklarını savunmuşlardır. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalının limited şirket ortağı olup, un fabrikası işleten tarafların aralarında şirketin yönetimi konusunda sorunlar bulunduğu ve davacının davalı hakkında şirketin mal varlığını kendi üzerine geçirdiği konusunda iddialarda bulunduğu, ortaklar arasında güven ilişkisinin kaybolduğu, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi söz konusu olduğundan tedbir kararının yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddi ile mahkemece verilen tedbir kararının infazda tereddüde meydan verilmemesi için açıklanmasına karar verilmiştir. Karar, ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince temyiz edilmiştir. İstem ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasında şirketin yönetimi konusunda sorunlar olduğu ve davacının davalı hakkında şirketin mal varlığını kendi üzerine geçirdiği konusunda iddialarda bulunduğu, ortaklar arasında güven ilişkisinin kaybolduğu, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edildiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. HMK'nun 390/3 ncü maddesi uyarınca ihtiyati tedbire karar verebilmek için tedbir isteyenin, haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi zorunludur. Somut uyuşmazlıkta tedbir isteyen taraf, bu hususu kanıtlayıcı delil ve belgeler sunmadığından mahkemece, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati tedbire itiraz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati tedbire itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.