(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/4373 E. , 2012/9904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; davalıdan 2.000,00 YTL borç para aldığını, aldığı ödünç para karşılığında davalıya açığa imzasını taşıyan bono verdiğini, borcunu 2.300,00 YTL olarak ödediğini, ancak davalının buna rağmen kendisinden almış olduğu imzalı bonoyu miktar hanesine 20.000,00 YTL yazarak anlaşmaya aykırı doldurduğunu ve müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını belirterek takibe konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafın ileri sürdüğü iddiaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddine ve davacının % 40'tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yolundaki iddianın yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği, davacının iddiasını ispat için yazılı bir delil göstermediği ve tanık dinletme isteğine karşı tarafça muvafakat edilmediği, ayrıca davacı vekilinin 17.09.2010 tarihli celsede davalıya yemin teklif etmeyeceklerini beyan ettiği, bu itibarla dava konusu senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak davalı tarafça doldurulduğu yolundaki iddianın davacı tarafça ispat edilemediği, davacı tarafından davalıya 2.300,00 TL ödediğine ilişkin banka havale dekontu sunulduğu, dekont tarihinin senedin vade tarihinden sonra olduğu, kural olarak havalenin bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tediyesi amacıyla yapıldığının kabulü gerektiği, davalının, iddiaya konu ödemenin, davaya konu senetle ilgisi olmayıp başka bir alacakla ilgisi olduğunu savunduğu, ancak ödemenin başka bir alacağa yönelik olduğu yolundaki savunmasını yazılı bir belge ile ispatlayamadığı gibi yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava ve takibe konu 20.000,00 TL bedelli senedin 2.300,00 TL'lik kısmından davacının borçlu olmadığının tespitine, davada ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden, davalının alacağına kavuşmasının gecikmesinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle tazminat koşullarının gerçekleşmediği nazara alınarak davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının fazla yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.