Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

14. Ceza Dairesi 2012/3123 E. 2012/6965 K.

Yargıtay 2012-06-19 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/3123 E. , 2012/6965 K.

"İçtihat Metni"Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...’in yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.06.2011 gün ve 2009/214 Esas, 2011/140 Karar sayılı cinsel istismar suçu yönünden re'sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Delillerle iddia veya savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyize gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere sanığın zincirleme biçiminde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar suçunun neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçiminde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekilerin olması nedeniyle 43. madde uyarınca yapılacak artırımın 103/2. madde ve fıkrasında belirlenen ceza üzerinden 43/1. madde uygulanarak bulunacak miktarın, 103/6. madde ile tayin edilerek ceza süresine eklenmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde 103/6. maddesi ile belirlenen 15 yıl hapis cezası üzerinden 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle "17 yıl" yerine, "18 yıl 9 ay" hapis cezası belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle re'sen de temyize tâbi hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasındaki ''18 yıl 9 ay'' ve ''15 yıl 7 ay 5 gün” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılıp, yerlerine “17 yıl" ve ''14 yıl 2 ay” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.