Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

15. Ceza Dairesi 2011/14406 E. 2012/40218 K.

Yargıtay 2012-06-28 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14406 E. , 2012/40218 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın daha önce kasıtlı suçlardan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı "kasıtlı bir suçtan mahkum olmama" koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Somut olayda; sanığın müştekinin İsmail isimli şahısla parkta oturduğu sırada yanlarına gidip kendisini polis olarak tanıtıp kimliği tespit edilemeyen bir şahısla birlikte esrar mı içiyorsunuz, ne yapıyorsunuz deyip poşetini arayıp gömlek cebinde ne var deyip müştekinin gömlek cebinden çıkardığı paranın içerisinde kokain falan mı var deyip müştekinin verdiği parayı yanındaki şahsa verdiği, yanındaki şahsın oradan uzaklaştığı, daha sonra sanığın da olay yerinden kaçmak şeklindeki eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.