Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

4. Hukuk Dairesi 2011/8866 E. 2012/9988 K.

Yargıtay 2012-06-07 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

4. Hukuk Dairesi 2011/8866 E. , 2012/9988 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/06/2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının düzeltilmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 07/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, tapu kaydında malik olan kişi ile davacı mirasçının murisi olan veraset ilamındaki kişinin aynı kişi olduğunun tespiti davasıdır. Yerel mahkeme, veraset kararı almaksızın nüfus kayıtları ile yetinip hüküm kurmuş, dairemizin sayın çoğunluğunda verilen kararı doğru bularak onamıştır. Veraset kararı (belgesi), muris (ölü) olan kişinin mirasçılarının kimler olduğunu ve bunların miras paylarının ne miktar olduğunu gösteren ve aksi sabit olana kadar geçerli olan bir belgedir. Muris’e ait tereke ile ilgili açılacak davalarda dava açan kişinin mirasçı olduğu ve dava açma sıfatının bulunduğu ancak veraset kararı ile denetlenebilir. Nüfus kayıtları her zaman mirasçılığı ispat eden belge niteliğinde değildir. Zira, nüfus kaydındaki kişi her zaman mirasçı olmayabilir. Ayrıca, somut davamızın özelliği gereği verilecek kararın uygulanabilir olması için tapu kaydındaki malik olan kişi ile veraset kararındaki muris olan kişin aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir. Bunun içinde muris’in mirasçılarını gösterir veraset kararının mahkemeye verilmesi zorunludur. Sonuç olarak, tapu kaydındaki ölü kişi ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespitine ilişkin davalarda, muris ile davacının miras ilişkisinin kurulması ve verilecek kararların Tapu dairesinde uygulanabilmesi bakımından nüfus kayıtları yeterli olmayıp veraset karanının (belgesinin) dosyaya verilmesi ve mahkeme hakiminin de veraset kararına göre hüküm kurması zorunludur. Somut davamızda veraset kararı (belgesi) aranmaksızın nüfus kayıtlarına göre karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun kararı onama düşüncelerine katılmıyorum